"Bazen hayattayken her şeye ölümün kollarında kavuşursun. Zira ölüm bir son değil, yeni bir başlangıçtır esasında. O karanlık mezara girdiğin an sevdiklerinle birlikte tüm acıların da terk eder seni."
"Konuşmak, sevgilimin canını yakıyordu. Susmak ise yaraların kabuk bağlamasını sağlardı. Biz sustuk. Yaralarımızın kabuk bağlamayacağını ikimiz de biliyorduk ama yine de sustuk."
"Noa kendini kaybettikçe benim ruhum eksiliyordu. Sarılsam ona, diner miydi acısı? Yüreğindeki ateşte yanan gözyaşlarının ıslattığı dudaklarını öpsem hisseder miydi onu ne kadar çok sevdiğimi?"