O dönem hayal etmekten hoşlandığı bir şey vardı. Üniversitenin kampüsüne eski yıllardaki profesörlerin heykelleri dikilmişti. Bir gün Sigmund Freud heykelinin de aralarında olacağını düşünmeyi seviyordu. Üstündeki yazıyı bile görebiliyordu. Kral Oidipus oyunundan bir alıntıydı bu : "Ünlü bilmeceyi çözen büyük adam."
"Siz burada mısınız?.." diye başka bir sualle cevap verdi. Sonra: "Ne saçma sual, değil mi?" diye ilave etti : "İşte görüyoruz ki buradasınız. Ne diye sorarız acaba?.. Türkçenin kendine mahsus bir manasızlığı... Dünyada hiçbir lisanda bu kabiliyet yoktur... "