Günümüzün kişiliği çatlamış, sinirleri perişan, nevrotik insanı, o geçmiş güzel zamanların durdukları yerde duramayan insanlarının peşinden koştuğu, insanın ayaklarını yerden kesen o doğrudan, eksiksiz duyguların ihtiyacını bile duymuyor.
- Dostum, -dedi,- gerçek hiçbir zaman gerçeğe benzemez, bilirsiniz değil mi? Onu gerçeğe benzer hale getirmek için ille de biraz yalan katmak gerekir içine.
Giyotine bu kadar önem vermeniz, ona böylesine tutkuyla sarılmanız da herhalde kafa kesmenin daima kolay, kafa içinde bir düşünce geliştirmeninse daima zor olmasından!