Öğrenmek tuhaf bir olay: ne kadar derinlere gidersem, var olduğunu bile bilmediğim şeylerle karşılaşıyorum. Kısa bir süre önce, her şeyi-dünyadaki tüm bilgileri-öğrenebilirim gibi aptalca bir hisse kapılmıştım. Şimdiyse, sadece onların var olduğunu bilebilmeyi ve bir nebzesini anlayabilmeyi ümit ediyorum.
Beni evden çıkıp sokaklarda gezinmeye zorlayan şey ne? Tek başıma dalgın dalgın dolaşıyorum ve bu insanı gevşeten bir yaz gecesi gezintisi değil, bir yere varma acelesi içindeyim-ama nereye? Ara sokaklara giriyor, kapı aralıklarına bakıyor, kepenkleri yarı aralık pencerelerden içeriyi dikizliyor ve konuşacak birilerini bulmak istiyor, ama aynı zamanda karşıma birileri çıkacak diye korkuyorum. Bir sokaktan çıkıp ötekine dalıyorum.
Haberim olmadığı müddetçe, bu işin dışında kalmış oluyordum, o yüzden beni kimse suçlayamazdı. Ama şimdi neler olup bittiğini bildiğim için, sessiz kalmakla en az onun kadar suçlu oluyordum.