Bireysel düzlemde başımıza ne geliyorsa kendimizi bu kadar kurcalamaktan geliyor bence. İnsan denilen makine çok bızıklanınca bozuluyor. Herkes gibi benim de işin içinden çıkamadığım, umutsuzluğun doruklarında gezindiğim zamanlar oluyor. Ancak önceye ya da sonraya takılıp kendimi harap etmemeye uğraşıyorum. Bugünden başka hiçbir güne yüz vermiyorum. Biliyorsun ki geçmişi sevmem, gelecekle işim olmaz Osman. Ben farklı bir şey deniyorum. Günün belli saatlerini bir ağaçmışım gibi geçirmeye çalışıyorum. Karşıma geçip bir ağaç oluşuma bakıyorum. Kırılıp gölgeme dökülen dallarımı toplayıp tek tek yakıyorum. Böyle ufak tefek yangınlarla içimi biraz da olsa ferahlatıyorum. Ama bunun da bir tehlikesi var tabii. Ateşe uzun süre bakınca ateş de sana bakıyor Osman.
Ne kadar oldu görüşmeyeli? Üç gün ya da üç sene, fark eder mi? Az önce şurada kahkaha attigini kim inkar edebilir? Zaman meselesi acayip. Aynaya baktığımda beni üzen zaman, ektiğim bir fidana bakıp büyüdüğünü gördüğümde mutlu ediyor. Zamanla her şey geçiyor da bu geçicilik de insanı dünyaya yabancılaştırıyor. Zamanın ne bok karıştıracağı gerçekten hiç belli olmuyor Osman
Tutunacak bir şey arayan herkese kendilerine tutunmalarını tavsiye . Ben işte o tutunmak zorunda olduğum canım kendimi, içimde bir devlet hastanesine yatırdım. İmkanları çok gelişkin olmasa da iyi kötü tedavi oluyorum. Kalbim hala cılk yara ama her gün antibiyotik veriyorlar, iltihabın bir vadede kuruyacağını umuyorum. Bazen insanlar niye aniden sessizleştiğini soruyorlar. Bilmiyorlar ki o anda yorgun ve sinirli bir hemşirenin çok acıtarak taktığı serumumu alıyorum. Kendimi tıbbın kollarına bıraktım, gıkımı bile çıkarmıyor, çaktırmadan iyileşiyorum Osman.
Acaba anılarımızın ne kadarını doğru hatırlıyoruz? Bana kalırsa insan zihni her ziyarette başka şeylerle karşılaştığın garip bir müze. İçinde gezerken bazen “bu parçayı hiç görmemiştim.” diyebiliyorsun. Bazılarının rengi aklında başka kalmış, bazıları belki hiç oraya koyunmamalıymış gibi. Ben işte şimdilerde başımın üstündeki şahsi müzeme ince ince bakım yapıyorum. Güzel hatıraların tozunu alıyorum, çok değerli olanları biraz daha korunaklı raflara çekiyorum, fazlalıkları da depoya kaldırmak üzere kutuluyorum. Beni arayacak olursan tadilattayım, geçici olarak hizmet veremiyorum Osman..