Kuru ve sabit gözlerin arkasında nasıl bir ateşin yandığı; yavaşla kalkıp inen göğsün içinde nelerin kaynadığı bilinmediği için, insan sürekli bir ürkeklik ve tereddüt içinde üzülür…
Zaten, bir felakete sükun ve soğukkanlılıkla tahammül edenlerin manzarası, o felaket içim ağlayıp çırpınanların manzarasından çok daha korkunç ve ezicidir.