Belki de böyle aniden ayrılmamız iyi olmuştur- ani ve çabuk gerçekleşen bir veda; tıpkı çoğu zaman ecelin gelmesi gibi; tamamen beklenmedik bir şekilde, göz açıp kapayıncaya kadar ancak nihai ve geri dönülmez bir şekilde...
Kader korkunç bir canavardı ve eline geçirdiğini kolay kolay bırakmıyordu. Benim kaderim de silah arkadaşlarımın göz açıp kapayana kadar hayattan koparıldığını yakından izlemekti.
Katya bir anda gözyaşlarına boğuldu. Savaşa lanet etmeye ve elini sertçe sallayarak "Waina kaput! Waina kaput!" Diye bağırmaya başladı. Biz de elbette savaşın sona ermesini istiyorduk ama gerçekten sona erecek miydi?
Askerin kaderi budur işte: Yaptığın katkı birtakım olumlu şartların bir araya gelmesiyle daha üst mercilerin dikkatini çekecek kadar ses getirmediği sürece sana dair her şey komutanının görüşüne bağlıdır.
Alman askerleri, daima ileri atılan kahraman askerledi! Eğer toprağa düşüyorlarsa bu, ya taarruz ya da savunma sırasında olmalıydı. Geri çekilmelerini gerektiren taktiksel sebepler yoksa onların bildiği bu askerler bir karış toprağı bile düşmana terk etmezdi. Kanıt da oradaydı işte: Stalingrad!