Kışkırtmalar üzerine kurulu hayatlarımızda, kışkırtmayı yaratan tek şey zihinlerimize kitledikleri ön yargılardı. Hepsine ayrı ayrı isimler, lakaplar, sıfatlar takmıştık. Her duyduğumuz da ön yargılarımız bir adım daha mesafe koyuyordu aralarımıza, daha birbirimizi tanıma paylaşma fırsatı dahi bulamadan.
Kindî'ye göre "kaybedilmeye elverişli bütün dileklerde musibet, geçici olan her şeyde acı ve keder, imkansız olanı ummakta üzüntü ve sıkıntı, her güvenliğin sonunda korku vardır."