Zeynep Sude Değerli, bir alıntı ekledi.
7 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

VII
Bir adam sessizce bu şehirden giderken
Bir sigara yaktım
Ve mesafelerin ruhumuzu çürütecek kadar
Acı olduğunu anladım

Siyah Beyaz Notlar, Yağmur Kuzu (Sayfa 212)Siyah Beyaz Notlar, Yağmur Kuzu (Sayfa 212)
Buğlem Öner, bir alıntı ekledi.
9 saat önce · Kitabı okuyor

Bay Kuehl zorunlu eyalet sınavını duyurdugunda rahatlamıştı Elijah. Ama sınav kitapçığının mührünü yırtıp ilk soruyu okur okumaz midesi ne bir ağrı saplandı.
Aşağıdaki duygularla en çok benzeşen rengi seçin
. Siyah . Yeşil . Kırmızı . Mavi . Turuncu
. Beyaz . Kahverengi . Mor . Sarı
Terli parmakları arasından kayan kalem yere düştü. Kalemini almak için yere eğilirken başkalarının da benzer tepki verip vermediğini görmek için etrafına bakındı. Kafa karışmalar ve sıkıntılı silgi döndürmelerle belirginleşen genel bir şaşkınlık hissi dışında bir şey yoktu.
Sınav kağıdına tekrar baktı. Öyle bir soruyu insan neden sorar ki? Çünkü biliyorlar da ondan. Yalnız değilim diye mirildandi Elijah.
Bir şey mi dediniz, Bay Cohen? diye sordu Kuehl, oturduğu masadan basını kaldırarak. Sınıftaki tüm gözler Elijah'a çevrildi.
Elijah gözlerini önündeki sınav kağıdına çevirerek özür dilerim dedi. Zararı yok dedi Bay Kuehl. Evet, gözler kağıtlara. Herkes kağıdına yoğunlaşınca sınıf arkadaşlarının ilgi odağı olmaktan kurtulan Elijah rahat bir nefes aldı. Sonra soruyu bir kez daha okudu ve fikrini değiştirmeden doğru yanıtın yanındaki küçük daireyi karaladı.
Mor.
Okuduğu her duygu için kafasında bir ımge canlandırmaya çalıştı. Öfke için siyah bir bulut. Mutluluk için gülen sarı bir sürat. Sevgi için kırmızı bir kalp. Neyi sinadiklarini merak ederek uygun daireleri karaladı.
Ama 2. Bölüme geçildiğinde birden buz gibi oldu.

Empati, Adam Fawer (Sayfa 169)Empati, Adam Fawer (Sayfa 169)

Aziz Nesinin de dediği gibi; "Bir kadına ne verirseniz verin, onu daha da büyük hale getirir. Ona bir ev verirsiniz, size bir yuva verir. Ona sebze verirsiniz, size yemek verir. Ona bir gülücük verirsiniz, size kalbini verir. Ona bir şarkı söyleyin, size konser verir. Kendisine verileni çarpıp çoğaltarak geri verir. Bu yüzden ona çamur atarsanız, karşılığında bir bataklıkta boğulmaya hazır olun.

Yağmur Kuzu - Siyah Beyaz Notlar

Gökhan Kaygısız, bir alıntı ekledi.
Dün 00:01 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Ve ben, biliyormusun ki, seni düşünmeden; omuzlarının üs­tündeki siyah saçlannla, tuzlu su incileriyle kaplı esmer teninle, sı­rılsıklam giysilerinle ve kuma gömülen pembe tımaklı beyaz ayağınla dalgaların içinden çıkışını hayal etmeden bir gece bile geçirmedim ve bu görüntü hala içimde, ve hala kalbime fısıldıyor? Ah! Hayır, her şey boş!

Bir Delinin Anıları, Gustave Flaubert (Sayfa 92 - Sel yayıncılık)Bir Delinin Anıları, Gustave Flaubert (Sayfa 92 - Sel yayıncılık)

MONA ROZA
Mona Roza, siyah güller, ak güller
Geyvenin gülleri ve beyaz yatak
Kanadi kirik kus merhamet ister
Ah, senin yüzünden kana batacak
Mona Roza siyah güller, ak güller

Ulur aya karsi kirli çakallar
Ürkek ürkek bakar tavsanlar daga
Mona Roza, bugün bende bir hal var
Yagmur igri igri düser topraga
Ulur aya karsi kirli çakallar

Açma pencereni perdeleri çek
Mona Roza seni görmemeliyim
Bir bakisin ölmem için yetecek
Anla Mona Roza, ben bir deliyim
Acma pencereni perdeleri çek..

Zeytin agaçlari sögüt gölgesi
Bende çikar günes aydinliga
Bir nisan yüzügü, bir kapi sesi
Seni hatirlatiyor her zaman bana
Zeytin agaclari, sögüt gölgesi

Zambaklar en issiz yerlerde açar
Ve vardir her vahsi çiçekte gurur
Bir mumun ardinda bekleyen rüzgar
Isiksiz ruhumu sallar da durur
Zambaklar en issiz yerlerde acar

Ellerin ellerin ve parmaklarin
Bir nar çiçegini eziyor gibi
Ellerinden belli oluyor bir kadin
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin ellerin ve parmaklarin

Zaman ne de cabuk geciyor Mona
Saat onikidir söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana
Bakma tuhaf tuhaf göge bu kadar
Zaman ne de çabuk geciyor Mona

Aksamlari gelir incir kuslari
Konar bahcenin incirlerine
Kiminin rengi ak, kimisi sari
Ahhh! beni vursalar bir kus yerine
Aksamlari gelir incir kuslari

Ki ben Mona Roza bulurum seni
Incir kuslarinin bakislarinda
Hayatla doldurur bu bos yelkeni
O masum bakislar su kenarinda
Ki ben Mona Roza bulurum seni

Kirgin kirgin bakma yüzüme Roza
Henuz dinlemedin benden türküler
Benim askim sigmaz öyle her saza
En güzel sarkiyi bir kursun söyler
Kirgin kirgin bakma yüzüme Roza

Artik inan bana muhacir kizi
Dinle ve kabul et itirafimi
Bir soguk, bir garip, bir mavi sizi
Alev alev sardi her tarafimi
Artik inan bana muhacir kizi

Yagmurlardan sonra büyürmüs basak
Meyvalar sabirla olgunlasirmis
Birgün gözlerimin ta içine bak
Anlarsin ölüler niçin yasarmis
Yagmulardan sonra büyürmüs basak

Altin bilezikler o kokulu ten
Cevap versin bu kanli kus tüyüne
Bir tüy ki can verir bir gülümsesen
Bir tüy ki kapali gece güne
Altin bilezikler o kokulu ten

Mona Roza siyah güller, ak güller
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak
Kanadi kirik kus merhamet ister
Aaahhh! senin yüzünden kana batacak!
Mona Roza siyah güller, ak güller

Sezai Karakoc

Sinem Abay, bir alıntı ekledi.
24 May 23:09

Siyah çocuklar için tehlikeler barındıran bu ırkçı kentte kaldırımda beyaz biri yürüyorsa, siyahlar kenara çekilmek zorundadır. Bailey genelde bu yazısız kurallara sessizce boyun eğerken bir gün dayanamaz ve abartılı sesle: "Evet efendim, evet. Patron sizsiniz. Patron!" diyerek yol verir beyazlara.

Kafka Okur - Sayı 27, Kolektif (Sayfa 7)Kafka Okur - Sayı 27, Kolektif (Sayfa 7)
ayça, Olasılıksız'ı inceledi.
24 May 15:07 · Kitabı okudu

Türünün en iyi örneklerinden biri. Detayların üzerinde çok durmadan, okuyucusunu sıkmadan okuyucunun direkt olaya konsantre olmasını sağlıyor yazar. Hikaye çok sürükleyici, dolayısıyla okumaya pek hevesli biri olmasanız bile bir yerden sonra kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Bu açıdan bakıldığında da kitap, tanıtım kısmında vaat ettiği her şeyi sunuyor okuyucuya. Gerçekten elinizden bırakamıyor, gerçekten birilerine önermek için bitirmeyi beklemiyorsunuz. Piyasaya bir hareketlilik getirdiği de açık; 2003 yılında ölen Ken Grimwood' un 1976 yılında yazdığı Kayboluş isimli kitabı ülkemizde bazı okuyucular tarafından ''Olasılıksız' ın çakması'' diye nitelendirilmiş olsa da yine de oldukça sattı mesela bu kitap sayesinde. İşte tüm o furyayı başlatması, beyaz kapağını siyah illüstrasyonların süslediği kitapların çok satmasını(tabii daha öncesinde böyle kapakların yapılmasını) sağlaması ve pek çok kitapçının yüzünü güldürmesi bakımından takdire şayan bir kitap. Yine de ne kadar zorlarsanız zorlayın daha fazlasını yazamazsınız işte. Üzerinden bir sene geçtikten sonra bu kitapla ilgili sadece şöyle bir cümle kurabilirsiniz; ''sürükleyici bir kitaptı, elimden bırakamamıştım, bir adam vardı, her şeyi tahmin ediyordu, sonra işte.. şey oluyordu.. şimdi tam hatırlayamıyorum ama çok sürükleyici ya...'' Bu bir eleştiri değil, bir tespit. Eleştirecek olsam 7 yıldız vermezdim sonuçta. Dediğim gibi türünün en iyi örneklerinden biri ama sadece o kadar.