Bir bayram sabahına daha uyandık… Herkesin neşeyle, kalabalıklarla, gürültülü kahkahalarla karşıladığı o günlerden biri daha. Ama biliyorum, buradaki pek çok kalbin bayramı biraz sessiz, biraz tenha geçer. Çünkü bayram; en çok evleri değil, kalpleri kimsesiz kalanlara ağır gelir. Yanı başındaki kalabalığa rağmen içindeki o derin sessizliği susturamayanlara, gözü hep uzaklara dalanlara, bir selamı, bir sesi, artık asla gelmeyecek birini özleyenlere ağır gelir… Biz burada, Siyah Kalbi çatısı altında kelimelerle birbirimizin yaralarına dokunduk. Birbirimizi hiç görmeden, sadece hislerimizle sarıldık. Biliyorum ki şu an bu yazıyı okurken içinizde bir yerlerde kırık dökük hikayeler, yarım kalmış hevesler, hiç iyileşmeyen o hüzünlü çocukluğunuz var. Olsun… Bayram, illa her şeyin dört dörtlük olması demek değildir. Bayram, belki de sadece o buruk yanımızı kabul edip, kalbimizi her şeye rağmen sevgiye ve umuda kapatmamaktır. Bu bayramda, kimselere anlatamadığınız o gizli dualarınızın kabul olmasını diliyorum. Gözünüzün aradığına kalbinizin kavuşmasını, içinizdeki o dinmeyen fırtınaların yerini sakin bir huzura bırakmasını temenni ediyorum. Yanınızda olanların kıymetini bildiğiniz, uzakta olanları ise özlemin en güzel haliyle kalbinizde yaşattığınız bir gün olsun. Kalbini, hüzünlü ve samimi hikayelerini bana açan, bu sayfayı sadece bir hesap değil bir sığınak yapan güzel ailem… Kalbinizden o asil umut, yüzünüzden o buruk ama gercek tebessüm hiç eksik olmasın. Yolumuz hüzünde kesişti ama dilerim huzurda birleşir. Bayramınız mübarek olsun, iyi ki varsınız, iyi ki buradasınız…🖤