• "Eğitime işkence dediğim için beni aptal sanıyorsunuz, ama küçücük çocukları önce harfleri, sonra da hecelemeyi öğrenirken benim kadar görmüş olsanız, hep birlikte bütün bir sabah boyu ne kadar aptal olabileceklerini, sonunda da zavallı annemin nasıl halsiz düştüğünü görmüş olsanız, ki ben evde hemen her gün görmeye alıştım, işkence etmekle eğitmenin bazen eşanlamlı kelimeler olabileceğini kabul ederdiniz."
      "Çok mümkün. Ama tarihçiler okumayı öğrenmenin zorluğundan sorumlu tutulamazlar; çok sert, çok yoğun uygulamaya pek iyi gözle bakıyor görünmeyen siz bile insanın ondan sonra her şeyi okuyabilecek olmak hatırına hayatta iki üç sene işkence görmesine değeceğini kabul etmeye ikna olabilirsiniz. Düşünsenize... eğer okuma öğretilmeseydi Mrs. Radcliff boşuna yazmış olurdu... hatta belki hiç yazamazdı."
  • 228 syf.
    ·3 günde
    ! Bu inceleme Otostopçunun Galaksi Rehberi serisinin tamamına yapılmıştır !
    İnternette bilim-kurgu kitap önerileri aradığınız zaman beş listenin yedisinde görebileceğiniz bir seri: Otostopçunun Galaksi Rehberi.
    Ben de bu seriyi iki kez okumuş biri olarak 'Otostopçunun Galaksi Rehberi'ni neden okumalısınız?' sorusunu yanıtlayacağım.
    Çünkü Galaksimi keşfetmemi sağladı. İçimdeki Evreni. Kısaca kendimi.
    Hepimizin içinde bir Ford Prefect vardır. İçten içe size keşfetmeyi, maceraya atılmayı öğütleyen birisi. Onu bulun ve dediğini yapın. Gerekirse ardınızda Yerküre'yı bırakmanız gerekse bile. Ford Prefect, galaksiyi keşfederken aslında kendinizi keşfetmenizi sağlayacaktır. Gerçekte kim olduğunuzu, neyi sevip neyden nefret ettiğinizi, ilgi alanınızın ne olduğunu... Ve bunun için yapmanız gereken iki şey var:
    1- Ford Prefect'i bul.
    2- Ne diyorsa yap.
    Bu basit gibi görülebilir, ama neden onca insan neyi sevdiğini, aslında kim olduğunu bilmiyor ve 'hangi mesleği seçmeliyim' tarzı sorularla boğuşup cevaplarını internete soruyor. İçlerindeki Ford Prefect'i bulamadıklarından mı? Hayır. Ki zaten böyle bir ihtimal söz konusu bile olamaz çünkü siz Ford Prefect'i bulmamış olsanız dahi o sizi bulacaktır merak etmeyin. Asıl sorun çoğu kişinin Ford Prefect'in sunduğu maceraya atılacak kadar cesur olmamasında. Bir şeylere sahip olmaya çalışırken şu anda sahip olduğu şeyleri kaybetmek istememesinde. Bu mantıklı bir bakış açısı gibi görülebilir, ama kim bütün hayatını evinde oturup çay içerek geçirebilir ki? Eğer gerçekten bir şeyleri başarmak istiyorsak, sahip olduklarımızdan fedakârlık edebilmeliyiz.
    Ford Prefect ile maceraya çıkarken yanınıza almanız gereken üç şey var:
    1- Havlunuz.
    Havlu bir otostopçu için vazgeçilmez bir eşyadır. Gerektiğinde otostop çekerken sallarsınız, gerektiğinde zehirli gazlardan korunmak için yüzünüzü örtersiniz, gerektiğinde ise yalnızca elinizi silersiniz. Bazıları havlularına yararlı modifikasyonlar yaparken ben de Ford gibi sadelikten yanayım. Sonuçta havlu havludur ilk yardım çantası değil.
    2- Otostopçunun Galaksi Rehberi.
    Tabi ki bu maceraya öyle paldır küldür dalmayacağız elimizin altında her zaman bir rehber olacak ve edindiğimiz bilgileri de bu rehbere ekleyeceğiz. Ziyaret ettiğimiz yere geri dönerken veya bir kez daha ziyaret ederken bu bilgiler hayatımızı kurtarabilir. Veya karnımızı doyurabilir.
    3- Cesaretiniz.
    Sonsuz bir evrende çok fazla bir tehlikeyle karşılaşacağınızı düşünmeyebilirsiniz (sonuçta birim başına tehlike = tehlike/sonsuz = ~0) ama yine de siz yanınıza alın. Arada lazım olabilir.
    Ve bunların dışında en önemlisi ASLA PANİĞE KAPILMAYIN.
    Bol maceralı ve otostoplu Yerküre günleri dilerim :)
  • 392 syf.
    ·Beğendi·7/10
    Aldığı eşleri ilk günün sabahında öldürten Horasan Halifesi Halid...
    Halifenin bu tutumunun sebeplerini araştırıp öldürülen tüm gelinlerin intikamını almak için ailesini ve sevdiğini geride bırakarak Halid'in eşi olmaya gönüllü Şehrazad...
    Dikkatini çekerek Halid'i biraz daha tanımayı ve zaaflarını öğrenmeyi amaçlayan Şehrazad'ın hikayeleri...
    Ve zehirli aşk...
    Ya da tutkulu ve kaçınılmaz aşk mı demeli?..
    Ya Tarık?...
    Ya Şiva?..
    Siz olsanız hangisini seçersiniz?Aşkınız mı,intikamınız mı?Çok ince bir ipte ateşin üzerinde yürümek gibi...
    ️Güzel bir kitap ama Şehrazad'ın 16yaşında olması beni çokça rahatsız etti...Bunun dışında sanki Şehrazad'ın hikayeleri havada kaldı ..Ama erken konuşmuş olmayayım.Serinin henüz ilk kitabını okudum.İri puntolu ve bölüm bölüm olan kitap çabucak okunuyor.Binbir gece masalları sevenleri bu seriyi okumaya davet ediyorum. .
  • 112 syf.
    ·Beğendi·10/10
    “ama siz gençler insanın yüreğinin nedenlerini anlamıyorsunuz”
    Kitabı okutan olay değil, anlatım biçimidir görüşünü bize göstermiş olan Marquez’in ünlü kitabı mutlaka okunmalı. Kitabın sonunu biliyor olsanız dahi, anlatımdaki gerilim içinde kendinizi kaybolmuş bulacaksınız.
  • “Sizler, bedenler içinde yer alsanız da, birer ruhsunuz ve karanlıkta yanan sıvı yağ gibi, lambaların içinde olsanız da birer alevsiniz.
    Sadece bedenlerden ibaret olsaydınız, karşınızda bulunuşum ve size söylediğim sözler boşluktan başka bir şey olmazdı, tıpkı ölülerin ölüleri sorguya çekmesi gibi. Ama hiç de değil. İçinizde ölümsüz olan her şey güne ve geceye karşı özgürdür, ne tutulabilir ne de zincire vurulabilir, çünkü En Yüce’nin dileği budur. Siz O’nun soluğusunuz, tıpkı tutulup kafese konamayan rüzgar gibi. Ve ben de, O’nun soluğunun soğuluyum.”
  • Attila İlhan'ın sevdiği kadının sevgilisini tarif ederken "Güldü mü cenazeye benzerdi" diyor. Siz olsanız "oç" der geçersiniz. Sanat budur işte be kardeşim.😅