Padişah ölüm döşeğinde,
Veziri der ki :
“- Sultanım
biraz da artık öbür dünya ile meşgul olsanız “
Padişah cevap verir :
“ – Sen bizi bugüne kadar
neyle meşgul olur sanırsın ? “

Gerçekten de eğer siz tüm hayatınızda
Allah ın ölçüleri ile
Allah ın razı olduğu bir hayata niyet etti iseniz,
Kim sizin hayatınızı
Dünya işleri , din işleri diye ayırabilir ?

İslam günlükleri,

Ödünç verdiğim kitabın zarar görmüş şekilde geri gelmesi bütün günümü mahveder nitelikte bir sorun evet. Siz olsanız ne yaparsınız ki ?

Betül, bir alıntı ekledi.
12 May 22:01 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Fakat dünyada son gördüğüm siz olsanız.

Bugünün Saraylısı, Refik Halid Karay (Sayfa 210)Bugünün Saraylısı, Refik Halid Karay (Sayfa 210)
B., bir alıntı ekledi.
 09 May 11:40 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kendinizi bir kar tanesinin yerine koyun. Bir şehre yaklaşıyorsunuz. Diyelim ki İstanbul’a. Tuz dolu yüzlerce kamyon sizi bekliyor. Homurdanan insanlar, fazla mesaiye bırakılmış belediye işçileri, greyderler vs.
Siz olsanız gelir misiniz? O geliyor.

Geldik Sayılır, İbrahim Tenekeci (Sayfa 20 - undefined)Geldik Sayılır, İbrahim Tenekeci (Sayfa 20 - undefined)

Size sorulan 'Nasılsın' sorusuna kötüyüm demeyin psikolojik olarak siz iyi olsanız bile sırf kötüyüm dediginiz için kendinizi kötü hissedebilirsiniz..
şimdi birde şöyle düşünelim..

Peki nasılsın yerine bugün hayat ile ilgili ne yazmak isterdiniz sorusuna neden genelimiz (bende dahil) karamsar ve ruh halimizi kötü etkileyecek yazılar yazıyoruz.

bu'da nasılsına cevap olarak kötüyüm demek değil mi..

Mymasal

Lamajor, Koku'yu inceledi.
 05 May 03:13 · Kitabı okudu · 21 günde · Beğendi · 8/10 puan

'Das Parfum

" On sekizinci yüzyılda Fransa'da, dâhi ve iğrenç kişiler yönünden hiç de yoksul olmayan bu dönemin en dâhi ve en iğrenç kişilerinden biri sayılması gereken bir adam yaşadı. Burada onun hikâyesi anlatılacak. Adı Jean Baptiste GRENOUILLE; eğer bu ad, de Sade, Saint-Just, Fouche, Bonaparte vb. mendebur dâhi adlarının tersine bugün unutlmuşsa, bu kesinlikle Grenouille'un, kendini beğenmişlik, insan saymazlık, ahlaksızlık, kısacası allahsızlık bakımından bu ünlü ve karanlık adamlarla boy ölçüşemeyeceğinden değil, dehası ve tek hırsı, tarihte iz bırakmamış bir alanla kısıtlı kaldığı içindir: o, varla yok arası KOKULAR DÜNYASI. "

Kitap bu şekilde -kendi içinde- bir açıklama ile başlamaktadır.

Kelimelerin yetersiz kaldığı soyut biçimleri anlatma çabasında yazarımız Patrick Süskind, tanıdığım en iyi "soyut dil bilimcisi". Evet bu sıfatı ona ben uydurdum. Ama daha fazlasını hak ediyor elbet zannımca.
Bir kokuyu koklatmadan daha iyi nasıl koklatılabilir?i neredeyse her satırbaşında burnuma o kokular gelirken anladım/ hissettim.

Farklı esans terimlerini rahatsız etmeden alttan üstten bana veren satırların sonucu mu?: her bölüm sonunda wikipedia'da kendimi buldum. (evet kitabı okuduğum sırada wikipedia'ya vpn'siz erişim sağlayabiliyorduk, hey gidi günler jghfjg)
Ayrıca o uzun sıfatlardan oluşan betimlemeli cümleleri Almanca aslından dilimize çeviren sevgili Tevfik Turan'ı ve -elbet- Can yayınlarını kutluyorum.
...

azıcık SPOILERlı özetimsi yorum;

Başlarda hayata bir şekilde tutunmaya çalışan ardında ise; Tutkusunun peşinden hırs ve azimle giden bu dâhi adamın kokuyu elde etmek için çılgın eylemlere başvuran bir seri katile dönüşümüne tanık oluyorsunuz.

Benim en çok keyif aldığım bölümse kuşkusuz kendini dağlara vurup insanlıktan hatta kendinden bile soyutlandığı kısımlardı. (Hele ki kokulara bu derece duyarlı bu derece bağlı bir adamın kendi kokusunun olmadığını fark edişi sonrası gelen yıkımı; bir ara yaptığı işler rutinleşen adamdan ötürü beni etkileyen bir yükseliş idi.)

Hazin son hakkında yorum yapmak bile istemiyorum. Bir kez daha Süskind'in kalemine ve yapabileceklerinin ölçüsüne (içimde sonun bana yaşattığı o çılgın burukluk eşliğinde) hayran oldum.

---

Yani; farklı bir dünyaya eşlik etmek isterseniz, hayali biyografi tadındaki bu romandan keyif alabilirsiniz.

Yönetmenliğini Tom Tykwer'ın yapmış olduğu 2006 yapım, başroldeyse harika oyunculuğu ile her mimiğini takip edeceğiniz Ben Whishaw'ın bulunduğu:
Perfume: The Story of a Murdere, uyarlama filmini de izlemek isteyebilirsiniz :)
Bazı sahnelerde hem okurken hem izlerken rahatsız olabilecek olsanız da eleştiriye açık kült bir yapıt sizi bekliyor bence.

**Filmde bir karakteri, (kim olduğunu da söylemeyeyim artık :)) Alan Rickman'ın canlandırması ise istemsizce beni duygulandırmıştı. RIP be Alan..

Mustafa Kutlu söz konusu olunca söylenen her söz eksik kalır bence. okuyan ve gönlüme dokunmadı kendimi bu kitaplarda bulamıyorum diyen kim vardır ki? Tahir Sami Bey de hepimizin kendini bulmaktan alıkoyamayacağı bir karakter. Kitaplarımız mı evimiz mi? Siz olsanız hangisini seçersiniz? Ben de (:

Yüreğimizin asaletini ve sevdamızın yüceliğini fani ruhlara cılız bedenlere yok pahasına peşkeş çektik. Sonrada baki olan Allah tan af istedik. Siz olsanız napardınız?

miyav, bir alıntı ekledi.
24 Nis 22:04 · Kitabı okudu · Puan vermedi

+ neden kaçtın?
- korktum, efem.
+ niçin korktun?
- ben gibi bir zenci olsanız siz de korkardınız.

Bülbülü Öldürmek, Harper Lee (Sayfa 246)Bülbülü Öldürmek, Harper Lee (Sayfa 246)

Murphy Kanunları
yere düşen her şey ulaşılması en zor köşeye yuvarlanır.

* ne zaman arabamı yıkasam yağmur yağar, yağmur yağacağı için arabamı yıkamadığımda yağmur yağmaz.

* reçelli ekmek ne zaman yere düşse reçelli kısmı hep yere gelir.

* özür dilemek, izin almaktan daha kolaydır.

* uyuyan bir bebek, anne babası uykuya dalınca uyanır.

* bir şey tamir ederken elin tamamen yağlandığında burnun kaşınır.

* insanların seni seyretme olasılığı düştüğün komik durum ile doğru orantılıdır.

* yanlış numara çevirdiğinde çevrilen numara kesinlikle meşgul değildir.

* patronuna lastiğin patladığı için geç kaldığını söylediğinde ertesi gün lastiğin gerçekten patlar.

* gırgır geçmeye başladığın anda patron kapıda görünür.

* sıkışık trafikte şerit değiştirdiğinde, terk ettiğin şerit daha hızlı akmaya başlar.

* duşa girip ıslandığında telefon çalar.

* birileri ile karşılaşma ihtimalin, görünmek istemediğin zaman en üst düzeydedir.

* bir makinenin çalışmadığını ispat etmen gerektiğinde kesin çalışır.

* kaşıntının şiddeti ulaşma zorluğun ile doğru orantılıdır.

* sinemada sıranın ortasında oturanlar salona en son girerler.

* ayağınıza tam oturan bir ayakkabı kesinlikle mağazadaki ayakkabıların en çirkinidir.

* herhangi bir şeyi beğendiğinizde derhal üretimden kaldırılır.

* bir şeye ulaşmak istediğinizde ve ulaşamayıp umudunuzu kestiğiniz anda, bir yerden bir şekilde size gelir.

* işler yolunda gittiği zaman mutlaka bir terslik vardır.

* aradığınız şeyi baktığınız en son yerde bulursunuz. (aranılan bir şey birkaç yere bakılarak bulunur ve bulma eylemi zaten en son bakılan yerde gerçekleşir.)

* herhangi bir bilgide sayılar çok doğru gözüküyorsa boşuna kontrol etmeyin, yanlıştırlar.

* bir teklifin gerçek olması güvenilir olmasını gerektirmediği gibi, güvenilir bir teklifin de gerçek olması gerekmez.

* telefon çalmasını beklediğin süreler boyunca çalmayacak, ancak başından ayrılıp başka bir işle meşgul olduğun anda çalıp seni bölecektir.

* siz sınavlara istediğiniz kadar çalışın, sonunda her zaman çalışmadığınız bir yerden çıkacaktır!

* ne zaman sınavlara çalışacak olsanız uykunuz gelir, sınavdan sonra uykunuz açılır.

* dakikalarca beklediğin otobüs sen tam sigara yaktığında gelecektir.

* sigara dumanı her zaman sigara içmeyen kişiye doğru gelir.

* bar da sana yanaşan kız barın en çirkin kızıdır.