Milyonlarca insan kaderlerine sessiz bir şekilde isyan ediyordur. İnsanlar sessiz hayatlarında kim bilir kaç tane isyanı içlerinde barındırıyorlardır. Kadınlardan genellikle çok soğukkanlı olmaları beklenir. Ama kadınlar da erkeklerle aynı şeyleri hissederler.
Eğer bir kadın edebi bir eser yazmak istiyorsa kendisine ait bir odası ve parası olmak zorundaydı. Bu nokta da gördüğünüz gibi kadınların gerçek doğasıyla edebiyatın gerçek doğasındaki büyük problemin çözülmesine engel oluyor.
Bütün suçu savaşa mı atacağız? Silahlar 1914 senesinin Ağustos ayında ateşlendiği zaman erkek ve kadınların yüzleri birbirlerinin gözünde bu kadar mı sadeleşmişti ki romantizm ölmüştü ?
Bir cinsiyet güvence sahibi ve varlıklıyken, diğerinin fakirlik ve güvensizlik içinde olduğunu, geleneklerin ve geleneksizliğin bir yazarın üzerindeki etkilerini düşündüm.