(...) Neyse ki her şeyi hoş görmemi sağlayan bir çıkış yolum vardı: Hayalimde de olsa güzel ve yüce şeylere sığınmak ! Köşeme çekilir, üst üste delicesine hayal kurardım.
"Etrafınıza şöyle bir göz gezdiriniz ! Gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz bile ! Kitaplarımızı, hayallerimizi elimizden alsalar, öylece ortada kalkalacağız."
Gitmeliyim.Yitmeliyim..Sevilmemişliğimi ve seçilmemişliğimi terk etmeliyim. Otobüsün ilk basamaklarını çıkarken hadi diyorum içimden. Hadi vur ! Kanayan parmağı kopar at kökünden. En fazla dişlerin dişlerini sıkar, sürer bir süre gıcırdaması...
Ve tıpkı Nazım'ın dediği gibi :
"En fazla bir yıl sürer yirminci asırlılarda ölüm acısı."