Selin

Sevmek yetmiyordu, "CESARET" gerekiyordu..!
Reklam
"Enteresandır ve doğrudur, hafızası olmayan toplumların nerelere gideceğinin, sürükleneceğinin, dahası neler yapabileceğinin hesabı olmaz.!"
Biz kadınlar öyle önümüze gelen her adamın soyadını adımıza ekleyip, ”Acaba nasıl oldu? Yakıştı mı?” diye düşünmeyiz... Ben bunu geçenlerde ilk defa düşündüm. Sen benim olsan, yeni bir başlangıç yapsak ve hayat bize gülse nasıl olurdu acaba diye hayal ettim. Beni deli gibi seven bir adama bu şansı vermeyi çok isterdim. Adamlık, bir kadını bir ömür sevmekten geçer. Kadınlık da kendini bir ömür sevecek adamın değerini bilmektir. Kimin için yaratıldığını bilmiyorsun elbette ama bu hikâyenin başrolü sensin. Aşkı senin, acısı senin. Kimse içinde kopan fırtınaları anlamaz, anlamak zorunda da değil zaten. İnsanlar hep konuşur çünkü hayat senin, tasası onlarındır. Her şeye rağmen bilmediğim bir hikâyenin başrolünü oynuyorum. Sonu nereye gider belli değil, seveceğim kaç şarkı kaldı bilmiyorum. Herkes gibi, her şeyden habersiz yaşıyorum. Ne zaman karşıma çıkarsın, hangi şarkıda ilk dansımızı ederiz hiçbir fikrim yok. Ayrıntılara takılmaya gerek yok belki de… Hikâyeme katıldığın gün sarılır konuşuruz bunları.
Soyadın, diyorum.. Bana yakışır mıydı diye düşündüm geçenlerde..
Sarılmak iki insanı birleştiren en büyük his bence.. Sarılmanın ötesinde bir yolculuk bilmiyorum. Gözlerine uzun uzun bakmayı da severdim ben Yağmur'un, ama en çok kokusunu severdim. Siz hiç bir insanın kokusunu sevdiniz mi? Ben sevdim. Birinin kokusuna alışırsanız, kendi kokunuzu bile unutursunuz... Çünkü aşk bunu gerektirir!
Reklam