"Sosyal dokuda ağlarını durmadan ilmek ilmek ören iletişim aralıksızdır; kendini doyuma adar ve duyulmak için susması gerektiğini bilmez. Kendisine bir ağırlık, bir güç kazandıracak olan sessizlikten yoksundur. Ve bu akış paradoksu ebedidir zira sessizlik amansız bir düşman olarak algılanır: Örneğin, televizyonda ya da radyoda hiçbir boşluk bulunmaz, bir sessizlik anının kaçak olarak dahi araya girmesine imkân yoktur. Hâkimiyet, en sonunda duyulacak olma tehlikesini bertaraf etmek istercesine aralıksız olarak devam eden söz ya da müzik akışınındır."