Koştuğum yollar,
İnandığım masallar,
Kısacık ömrüme meydan okuyan uzun saçlarım
Islıklar çalan rüzgâr
Ruhuma fısıldıyor.
Bulutlar resme dönüşüyor,
Pembe filler, kırlangıçlar…
“Neye benziyor şu aradaki?”
Biriktikçe grileşen bulutlar
Dolup taştıkça
Dökülüveriyor dertler üzerimize.
Gamla, kederle yıkanıyoruz.
“Ömür,” diyor büyükler,
“Nerede başlar, nerede biter?”
Bulutlar güneşi esir alıyor acıyla,
Görünmek için haykırıyorlar.
Birbirlerine çarpıp
Işıklar saçıyorlar.
Yarılıyor gök, çığlıklar atıyor,
Duyulmayan bir bebek ağlaması gibi.
“Öfke,” diyor çiçekçi zannımca,
Kırılışlar
Gözyaşlarıyla yıkandığında.
Yağmur damlaları
Kurşun gibi canımı yaktığında
Anlıyorum;
Sonu göremeyişime mahcup oluyorum.
Son nedir?
Başlangıç ne?
Anlamsızlık karmaşasında