Esma

Dünyada birkaç büyük devletin her şeye hakim olmasına karşı çıkıyoruz. Niçin yurdumuzda bazı bölgeler için, bazı gruplar için aynı şey yapıldığında sesimizi çıkarmıyoruz? Nihayet burası Türkiye'dir, burası herkesin ülkesidir, bütün Türklerin ülkesidir. Her bölgenin, her sınıf insanın saygı görmesi, haklarının tanınması gerekir.
Sayfa 270·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
Türkiye'nin en büyük problemlerinden biri insanların artık ahlaksızca başkasının hakkını yemeyi bile kendi nasibi olarak görmesidir. "Bu bana nasip olarak verildi," diyorlar. Kimse "Ben bu işin adamı değilim," diyemiyor.
Sayfa 269·Kitabı okudu
1000k
"Boşanmalar artıyor," deniyor; evet, eğer evlilik iyi gitmiyorsa boşanılması gerekir. "Efendim ne yapacak o kadın, güvencesi yok!" deniyor. Eh, evlilikte de güvencesi yok. O kadar korkunç kalıplar söz konusu ki... Düşünün ki kocası işsiz, kazanamıyor, o ara kadın ikinci çocuğa hamile kalıyor ve kocasındaki reaksiyon ne? Alıp başını gidiyor, yok oluyor. "Ne hâliniz varsa görün!" diyerek, kadını karnındaki ve önündeki çocuklarla bir başına bırakarak gidiyor. Bir, üç, beş değil; bu çok yaygın bir hareket. Kimse bunlardan bahsetmiyor. Kadına şiddet kadar büyük bir problemdir bu. Ortada beraberliğin sorumluluğunu taşıyamayan garip bir kesim var. Dikkate almamız lazım. Bunların neden konuşulmadığını, tartışılmadığını, yazılmadığını da anlamıyorum. Bu konuların üzerinde durunuz, gündemden düşmesine izin vermeyiniz.
Sayfa 266·Kitabı okudu
Alıntı
Demokrasi insanların canının istediğini yapabileceği, kendi kolayına gelecek şekilde menfaat çarklarını çevirebileceği bir rejim değildir. Tam tersine çok sıkı ahlaki ve kanuni tedbirlere itaat edilmesi gerekir.
Sayfa 262·Kitabı okudu
1000Kitap
Toplumun tenkitçi olması lazım. Yönetenleri devamlı takip edip mercek altında tutması lazım. Buna çok dikkat edeceksiniz ve kendinizde bir ödev olarak göreceksiniz. Çok önemlidir. Küçük insanlarla yöneticiler, küçük menfaatlar için aynileşmeye başlarsa orada yolsuzluk, irtikâp, rüşvet, ahlaksızlık düzeni hâkim olur. Bu biraz da bezginlikle ilgilidir. Herkes güya kendi gemisini kurtarmaya bakar ama aslında kimse hiç bir şey kurtaramaz. Çünkü fırtına gittikçe artmaktadır. Sizin takanız da o fırtınadan kurtulmaz. Yapılacak tek iş fırtına ile takanın dengesini tutturmak ve idarecilerin ne zaman ne yapacaklarını kurala bağlamaktır.
Sayfa 261·Kitabı okudu
Reklam