Aklı başında insan için en değerli kitap yoktur. Kitabı okumak önemlidir; onu nasıl okuduğun, nasıl hatırda tuttuğun önemlidir. Kitabın kendisi okumak kadar önemli değildir.
"Elinizdeki işi bırakın, bir durun, etrafa bir bakın, nereden gelip nereye gittiğinizi bir düşünün," der Tolstoy. Bu aslında bir tür tecrittir. İşten güçten, hayatın akışından ve hızından kendinizi soyutlamayı salık verir. Ama Tolstoy'daki etrafa bakmak öncelikle içine bakmaktır.
Herkes aileyi kendine göre şekillendiremez, neticede aileyi değiştirmeye kalkmak iyi sonuç vermez; aileye siz yön veremezsiniz, bazen olduğu gibi kabul etmek zorundasınız. Bu normal bir gelişimdir. Nitekim sosyal mühendislik dediğimiz fiktif, farazi bir olay; toplum için düşündüğümüz, çoğu zaman uğruna kurban verdiğimiz düşünce sistemi bir hayal olabilir. Sosyal mühendislik radikal değişimleri tavsiye etmemelidir. İçtimai bilimler daha çok gelişime, akışa dikkat etmenizi tavsiye eder. Mesut olmak için devrim yapamazsınız, yaşamak için devrim yaparsınız. İdame-i hayat dediğimiz şey ancak bununla mümkündür.