Ahh Zeze'm yaşadığın her anı iliklerime kadar hissettim...
Yaramaz bir o kadar da zeki bir çocuk...
Daha 5 yaşındayken çalışan bir çocuk...
Babasına sigara götürebilmek için boyacılık yapan bir çocuk...
Masum yaramazlıklar yüzünden ailesinden sürekli olarak şiddet gören bir çocuk...
Ahh Zeze'm sen o küçücük bedeninle,kemerle dövülmeyi hakketmedin,hem bedenin bunu nasıl kaldırdı?
Ve tabiki çok masumca bir hırsızlık ,öğretmenini mutlu edebilmek için,masadaki bardak boş kalmasın diye komşunun bahçesinden çiçek çalıp ve bunun için bile,şiddet gören benim masum Zeze'm...
Vazgeçmek için başta yürekten öldürmek gerekiyor ya,Zeze babası tarafından şiddete uğradığı için onu yüreğiyle öldürmüş, küçücük bedeniyle çok zor bir iş başarmış...
Sen nasıl yürekli,nasıl zeki bir cocuksun ,nasıl güçlü bir çocuksun...senin kocaman yüreğinden öpüyorum ve seni geç hissettiğim için özür dilerim Zeze'm...
Şeker portakalı içeriğine ağladığım 2.Eser oldu...
Bazen kendime soruyorum, sosyal hizmetler okuyorsun ve iş hayatında korkunç vakalarla karşılaşacaksın,nasıl kaldıracaksın ,şiddete uğramış ,tecavüze uğramış bir çocuğu tekrar nasıl ayağa kaldıra bilirsin ki?
Ama artık bu soruyu kendime kesinlikle sormayacam çünkü benim hayatımdan bir Zeze geçti ve söz veriyorum sana her düştüğümde aklıma sen geleceksin Zeze'm...
Sen hep yüreğimde yaşayacaksın, bedeni küçük yüreği kocaman çocuk...