Albert Camus’ün yaşadığımız saçma döngü içinde neden intihar etmememiz gerektiğini anlattığı, zaman zaman saçma, zaman zaman mantıklı, ama hep gerçeklerden bahsettiği, varoluşçuluğun dibine girdiği kitabı.
Camus, insan denilen varlığın kendisi,hayatı ve dünyayla uyumsuz halde bulunmasına bu ilginç denemesinde değinmiştir.Bu uyumsuzluk nedeniyledir ki, insan öncelikle varoluşuyla kendisi arasındaki uçurumu kapatmalıdır.Bu ise intihar sorunuyla yüzleşebilmesine bağlıdır..
Camus’ün felsefesinin derinine inmek isteyen kişi zannımca Kierkegaard okumalıdır.Böylelikle neden dünyanın anlamsız olduğunu çok daha net kavrayabilecektir.Yalnızca Camus’ün ateist- gördükleri savaşları ve yıkımları kendisi de hatırlatır- kierkegaard'ın dindar olduğunu akıldan çıkarmamak gerek...
Yazar sorunu belirledikten sonra asla şüphe edemeyeceği bir kaç şey sıralar.Benliğinde hissettiği belirsiz özlemleri çözme isteği bunun sonucunda da bilincin ortaya çıkması ve uygun olma isteğinden başka herşeyi çürütebileceğini söyler.Aynı zamanda eksikliğini hissettiği bu özlemlere en azından şimdilik ulaşamayacağını, dünyayı akla ve mantığa uygun ilkelerle uzlaştırılamayacağınıda kabul eder.
Varoluşçuluk ilginizi çekiyorsa, kesinlikle okumanız gereken bir kitap. Sartre’dan daha hafif, anlaşılır ve sevecendir Camus..
Sisyphos SöyleniAlbert Camus · Adam Yayınları · 198311,3bin okunma
2 Kasım 1906?da Mihailovgrad’ın Slavotin köyünde doğan Emil Karolov’un yazarlık hayatı 1930’larda başlamıştır.
Yazarın yayınlanmış on üç romanı vardır.1945’de yayınlanan Septembrists adlı romanıyla Dimitrof Ödülü’nü kazanan yazarın eserleri Çekçe,Slovakça, Rusça, İspanyolca, Çince, Almanca ve Kırgızcaya çevrilmiştir.Partizanın Kızı,Emil Karolov’un Türkiye’de yayınlanan ilk romanıdır.Yar yayınlarının ülkemize kazandırmış olduğu bu eserde heyecan tek satırda dahi eksilmiyor.Verilen mücadelenin inanmışlığın,adanmışlığın ödülünü sonunda alan yürekli insanların mücadelesini,acılarını sevinçlerini soluksuz okudum. Genciyle-yaşlısıyla, işçisiyle, köylüsüyle, öğretmeniyle, öğrencisiyle, esnafıyla-memuruyla tüm yurtsever halkın bu yürekli örnek direnişi, amacına ulaştı ve Alman faşizmi dize getirildi, işgal orduları bir daha dönmemek üzere ülkeden kovuldu.. Bu kahraman insanlar, ölümün soğuk yüzüne karşı korkusuzca düşmana direndi ve sonunda kazanan taraf oldular..Ve birdenbire bir şarkı duyuldu. Şarkı sarhoşların narası değildi, bu şarkıyı söyliyenler genç ve gür seslerdi. Bu şarkı ile,halka yeni ve güzel bir şeyin haberini ilan ediyorlardı. Şarkı söyleyecek kadar mesut insanlar da mı vardı?Bu güzel eseri mutlaka ama mutlaka okuyun dostlar...