“Dibe çökmeye meyletmiş duygularım
Kerpiç tuğlalar gibi üst üste bindi.
Hani yumruk gibi oturur ya bazen bir şey tam göğüs kafesinin üzerine
Ne bir damla yaş döküldü gözlerimden ne de bir sözcük dudaklarımdan.
Mütemadiyen aklımda ikamet eden mübre,
Gölgesini her an üzerimde hissediyorum,
Beni içsel bir kara deliğe çekiyor,
Ve her adımda, bir başka kayıp beni bekliyor.
İçimde malihulya rüzgar gibi esiyor
Savuruyor düşüncelerim, rüzgarın yaprakları savurduğu gibi,
bir yerlere savruluyor, yönünü kaybediyor.
…. kayboluyor içimdeki her bir parça
Karanlığın boşluğunda
Hissediyorum bir başka dünyaya düşüyorum.”