Fatmanur Atay, bir alıntı ekledi.
1 saat önce

Ayrılık soğuk, ağlayamıyorum. Biliyorum, ağlasam ısınacağım, ılıyacağım. Oysa anlayamadığımla baş başayım.

Gülendamın Renkleri, Selvigül Kandoğmuş Şahin (Sayfa 34)Gülendamın Renkleri, Selvigül Kandoğmuş Şahin (Sayfa 34)
Aziz Erdoğan, bir alıntı ekledi.
3 saat önce · Kitabı okuyor

Nasıl da akar zaman, saatler, mevsimler, parmaklarımın arasından soğuk ve kaygan, ıslak tezgâhtan tıp şıp diye...

Hah, Birgül Oğuz (Sayfa 18 - Metis Yayıncılık - epub)Hah, Birgül Oğuz (Sayfa 18 - Metis Yayıncılık - epub)
Burak, bir alıntı ekledi.
5 saat önce

"Sen ne yapıyorsun?

"İyiyim ya ne olsun işte. Takılıyoruz."

İşte mesele bir ölçüde bu. Bir soruyla karşılaştığı zaman insan, o soruya cevap vermeli, sadece o kadar. Bu türden ayrıntılar nedeniyle insanlarla birlikte olmaktan pek haz etmeyişim anlamlı. İnsan sürekli ve kaçınılmaz biçimde rahatsız oluyorsa bir şeyden, uzaklaşır o şeyden veya yakınlaşmamaya çalışır o şeye, bu kadar basit aslında. Bu açıdan bakılırsa beni anormal, asosyal veya buna benzer rahatsızlıklarla kuşatılmış bir insan saymak safdillik olur. Ama şöyle de bir durum var ki, uyarmam. Bellki soğuk bir insan sayılmam da bundandir aslında. Şöyle ki
"Takıl takıl. Bana takılma da nereye istersen takıl."

Deli Gömleği, Güray Süngü (Sayfa 88)Deli Gömleği, Güray Süngü (Sayfa 88)
Guernica, bir alıntı ekledi.
6 saat önce

... soğuk, hareketin her türlüsünü kötürümleştirmeye kararlıdır. Sular denize dökülmesin diye ırmakları dondurur, ağaçların taa iliğine kemiğine işler, özsuyunu dondurup kurutur. Ama asıl insanoğluna düşmandır o; çünkü insan, yaratıkların en devingenidir, durağanlığa karşı sürekli bir başkaldırma içindedir ve işte bu nedenledir ki soğuğun özellikle yere sermeye can attığı bir yaratıktır.

Beyaz Diş, Jack LondonBeyaz Diş, Jack London
dikenprenses, bir alıntı ekledi.
6 saat önce · Kitabı okudu · 7/10 puan

Bana sanki o susuzluktan ölen birisi, ben de bir bardak soğuk vişne şerbetiymişim gibi özlemle bakışını seviyordum.

Benim Adım Kırmızı, Orhan PamukBenim Adım Kırmızı, Orhan Pamuk
causa sui, bir alıntı ekledi.
7 saat önce

''Beni saran ve belki de koruyan hareketsiz düşünce, cevap vermeyen inatçı düşünce, sadece orada olan, ayağa kalkmayan sen, ağır, yalnız, beni durmaksızın, şiddet göstermeden, ama soğuk bir otoriteyle unutulma içine girmeye davet eden, çok ince ve çok uzaklardaki sivri ucun gizlendiği düşünce.''

Son İnsan, Maurice BlanchotSon İnsan, Maurice Blanchot
Burcu'dan, Serenad'ı inceledi.
 11 saat önce · Kitabı okudu · 2 günde · 10/10 puan

Zülfü Livaneli'nin okuduklarım arasında en beğendiğim kitabı oldu Serenad. Serenad'ın tanıtım bülteninde
"Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.

1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş açılan dokunaklı bir aşk hikâyesine karışmakla kalmaz, dünya tarihine ve kendi ailesine ilişkin birtakım sırları da öğrenir.

Serenad, 60 yıldır süren bir aşkı ele alırken, ister herkesin bildiği Yahudi Soykırımı olsun isterse çok az kimsenin bildiği Mavi Alay, bütün siyasi sorunlarda asıl harcananın, gürültüye gidenin hep insan olduğu gerçeğini de göz önüne seriyor." diyor Zülfü Livaneli. Aslında tanıtım bülteninde kitabı okumamış birisi için kitabın nelere değindiğini genel olarak güzel bir biçimde açıklamış.

Yakın tarihte gerçekleşen bir çok olayı, insanların içindeki akılalmaz nefreti ve kötülüğü öyle gerçekçi anlatmış ki Livaneli, kitapta anlattığı vahşeti okurken, insanlığın bitmediğine bir yerde iyi insanların var olduğuna dair bir umudumuz olmasını kitabın bir kaç yerinde aynı cümleyi tekrarlayarak sağlamış
“Bu dünyada sana kötülük yapmak isteyen insanlar çıkacak karşına ama unutma ki iyilik yapmak isteyenler de çıkacak. Kimi insanın yüreği karanlık, kimininki aydınlıktır. Geceyle gündüz gibi! Dünyanın kötülerle dolu olduğunu düşünüp küsme, herkesin iyi olduğunu düşünüp hayal kırıklığına uğrama! Kendini koru kızım, insanlara karşı kendini koru!"

Devletlerin çıkarları uğruna insanı insana düşman ettikleri bu düzende elbetteki iyi insanlar kadar kötü insanlarda var, fakat bu kötülük Yahudilere, Müslümanlara, Hristiyanlara özgü bir durum değil. Bir insanın Yahudi olması onu kötü yapmaz tıpkı Müslüman olmasının onu iyi yapmayacağı gibi. İyi ya da kötü, ahlaklı ya da ahlaksız, vicdanlı ya da vicdansız olmak bizim seçimlerimizdir, mensup olduğumuz toplumun değil. Keşke tüm toplumlarda kimlikten önce insanlık gelseydi, kimlikten önce vicdan gelseydi, kimlikten önce iyi kötü ayrımı gelseydi de yaşamın gerçeklerini kabullenmek, devletlerin tarihini okumak bu kadar zor ve acı verici olmasaydı. Belki o zaman gelecek nesillere bilimle, edebiyatla dolu bir tarih bırakır, tarih yazmak için, bir devletin gelecekte var olması, adından söz ettirmesi için kan dökmek gerekmediğini anlatabilirdik. Bizlerin bizden sonraki nesillere dini inanışın, etnik kimliğin, yaşanılan toprakların, insanların dostluk kurarken bakması gereken bir koşul olmadığını, onlara sevginin her şeyi güzelleştirebileceğini,yere düşen insanı kaldırırken ırkına, mezhebine, inanışına bakmamaları gerektiğini anlatmamız, öğretmemiz gerekirken, insanın(!) insanı yaktığı, insanın(!) insanı çıkarları uğruna öldürdüğü nefret ve kin dolu bir geçmiş bırakıyoruz.

Yazdığım yazı kitabın beni oradan oraya sürüklemesiyle ve yaşadığım karmaşık duyguları içimde tutamayıp tam inceleme sayılmayacak şekilde karaladığım satırlardır fakat bana birçok araştırma konusu veren, insanlık dışı bir çok olaya değinen bu kitabı tavsiye ediyor, sizlerin de beğeneceğinizi umuyorum.
Bu iç dökme yazısına Cahit Zarifoğlu'nun şu satırlarıyla son veriyorum:
" Burası dünya, ne çok kıymetlendirdik.
Oysa bir tarla idi; ekip biçip gidecektik."

Metin Özdemir, bir alıntı ekledi.
14 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi

Acelesi olan alaca karanlık, yaklaşan gecenin soğuk, gri-mor rengini de ardından sürükleyerek, sessizce vadileri, boğazları kaplayıverdi.

Dişi Kurdun Rüyaları, Cengiz Aytmatov (Ötüken)Dişi Kurdun Rüyaları, Cengiz Aytmatov (Ötüken)