Bende onu seviyorum, bende bunalıyorum. Maillerden, toplantılardan, müdürlerden, soğuk savaşlardan, gidememekten, aşkımın bitmesinden ama işten ayrılamıyorum. Bir sürü şey istiyorum. Hiçbir şey yapmadan saatlerce odada sıkılmak mesela. Geç uyumak, geç uyanmak, aylak aylak dolaşmak. Daha az sorumluluk istiyorum. Anlatabildim mi diyemiyorum, diyemediğim her şey için susuyorum.
Onların yaşamlarında tıpkı yılın mevsimleri gibi belli sınırlar ve mevsimle vardır. Hayatın ılımlı iklimlerinde yaşarlar. Ama benim yaşamım tek bir iklimden oluşur. soğuk bir iklimde ve sonsuz karanlıkta geçmiştir. Derimin altında sürekli bir köz yanar ve beni bir mum gibi eritir.
Reklam
Bu soğuk ve yapayalnız yaşamın ne çekiciliği olabilir?
Sayfa 170 - Ayrıntı yayınları Çeviren Aysun BabacanKitabı okuyor
neredeyse iki gün… Uzun değildi ya da bir ömür kadar uzundu. Bakış açınıza göre…
Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku... Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz. Insan muhitin bayağı, manasız, soğuk tesirlerinden kurtulmak istediği zaman yalnız olmak fayda verir.
Karşı çıkmak istediğim kurallar var. Bir haykırış! Küçük dünyanız sizin olsun.
Reklam
Dünyaya gelmek, bir saldırıya uğramaktır. Do­ ğan bebek, havanın ciğerlerine olan saldırısının ver­diği acıyla haykırır. Soğuk saldırır bize, sıcak saldı­rır. Açlığın, hastalığın, korkunun saldırılarım savuş­turma yoluyla yaşarız, hayatta kalırız. Yaşıyor ol­mak, savaşıyor olmaktan başka bir şey değildir. Bir gün son nefesimizi verdiğimizde bize yapılan ilk sal­dırıyı tamamen püskürtmüş oluruz. Savaş bitmiştir.
Beklenti
Mutluluk, beklentilerimizdeki gibi kesintisiz ve uzun süren bir memnuniyet duygusu değildir. Aksine, aklın ve bilincin de işin içinde olduğu, kısacık ve tesadüfi bir olgudur; kısa bir süre için dünyayı çok net algılarız; geçmişin ve geleceğin olumlu düşünceleri bir araya gelir ve endişeler ortadan kaybolur. Fakat bu durumun on dakikadan daha uzun sürdüğü pek nadirdir. Bilincin ufkunda yeni yeni endişe bulutları beliriverir, tıpkı İrlanda’nın batı sahilinden kopup gelen soğuk hava kütleleri gibi bilincimizi etkisi altında bırakır. Geçmişteki zaferler artık önemsizdir, gelecek karmaşalarla doludur ve önümüzde duran o güzelim manzara her gün gördüğümüz ve görmeye alıştığımız herhangi bir şey kadar göze görünmez olur.
İrade ancak bunun sayesinden kendisinin farkına vanır çünkü beyin faaliyetinin bu odagı veya bilen kendisini neşet ettigi veyahut zuhur ettiği menşeiyle, yani isteyen şeyle özdeş olarak kavrar ve böylece ben ortaya çıkar. Bununla beraber beyin faaliyetinin bu mihrakı evleviyetle safl bir bilme öznesi olarak kalır ve bu hüvlyetiyle, soguk ve kayıtsız seyircl, Iradenin safi kılavuzu ve müşavir olabilir ve ayrıca dış dünyayı bütünüyle nesnel tarzda Iradeyl ve onun saadetini – felaketini kale almaksızın kavrayabilir
benim derinliklerim soğuk, tasasız, arzudan ve endişeden nefret ediyorum...
Reklam
Ölümün soğuk yüzü karşısında sözün bir değeri kalır mı?Şimdi duyguların zamanı, yorgunluğu, çaresizliği, tutsaklığı, her şeyi ölüm sessizliğiyle açıklayan duyguların...
Sayfa 20 - İthakiKitabı okuyor
"Geyikli gecenin arkası ağaç Ayağının suya değdiği yerde bir gökyüzü Çatal boynuzlarında soğuk ayışığı"
Benim odam da bir tabut değil miydi , yatağım mezardan daha soğuk , daha karanlık değil miydi ? O yatak ki hep hazırdı ve beni uykuya çağırıyordu.
Bir bankta, ızdırap içinde, Ulaşırken soğuk iliklerime, yumdum gözlerimi! Kefensiz gömdüler, dipsiz bir kuyuya... Toprak diye dünyanın dertlerini attılar üzerime... Sen görmedin duymadın.
1.500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.