Öncelikle ben sıkı bir fantastik okuyucusu olduğumu düşünüyorum. Kül prensesi serisi almayı çok düşündüğüm, istediğim bir seriydi. (malum ekonomik şartlar fiyatlar kitap alırken on kere düşünüp para biriktirmem gerekiyor) Aşırı ümitli olduğum bir seriydi. Kül prensesi benim için aşırı derecede akıcıydı. Öyle ki 1 günde bitirdim 400 sayfalık kitabı. Çok da beğendim. ( illa eksikleri var ama yine de kendini okutturuyor, bir sürü olayı heyecanlı heyecanlı okuyorsunuz) Maalesef serinin ikinci kitabı yani Duman leydisi ilk kitap kadar akıcı gelmedi bana. Olaylar çok çok yavaş ilerledi. Okuyayım da bitsin kafasıyla resmen kendimi zorladım. Daha akıcı, daha olaylı bir kitap beklemiştim. Son 100 sayfa falan -biraz daha olayların olduğu kısım- akıcı ve güzeldi. Onun dışında ilk 350 sayfa bana göre çok çok olaysızdı. SPOİLER!!! Şunu sevmedim; baş düşman aşırı derecede kolay öldü. Sahneye girmesi, iki cümle söylemesi, pat ölü bir Kayzer. Hem de Cress öldürdü. Açıkçası Kayzerle biraz daha diyalog biraz daha olay sonrasında ölüm isterdim ben. Hoa'nın ölümü de çok ani gelişti. Üzüldüm baya, çok iyi bir karakterdi.