Bu kitabın sadece romantik bir aşk hikayesinden ibaret olduğunu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Dönemin toplum yaşantısı, bakış açıları, kadınların omuzlarına yüklenen yükler Şemsettin Sami tarafından apaçık anlatılıyor.
Kitap önce Tarık Bey'in annesi ve babasının aşkı ile başlıyor. Saliha Hanım ve Rıfat Bey. Saliha Hanım çok başarılı, okumaya hevesli bir genç kız iken belli bir yaşa geldikten sonra okuldan alınıyor ve ferace giydiriliyor. Saliha Hanım o dönem Rıfat Bey'e aşık. Saliha Hanımın babası kızını zengin birine vermek istiyor. Tabii o dönem kadınların hiçbir söz hakkı yok, aile kızına kimi uygun görür ise o.
Saliha Hanım Rıfat Bey'e mektup gönderiyor, mektupta intihar edeceği yazılmış. Saliha Hanımın annesi mektubu okuyor, olayın ciddiyetini anlıyor ve Saliha Hanımefendiyi Rıfat Bey'e veriyorlar.
Bu hikayeden sonra roman Talat Bey'in hikayesine geçiyor. Talat Bey devlet dairesinde çalışan, İstanbullu genç bir adam. Gel zaman git zaman tütün aldığı Hacı Mustafa (HacıBaba) adlı adamın kızına vuruluyor. Üvey babası uygun görmediği için evinden dışarı adım atamayan, sadece nakış işleyen, okuma yazma bilmeyen bu genç kızın adı, Fitnat.
Talat Fitnat'a olan aşkından kadın kılığına giriyor. Kendine Ragıbe Hanım ismini takıyor. Fitnat Hanımın evine gidene kadar yolda kendisine laf atan, bıyık buran bir sürü erkek oluyor. O zaman kadınların ne kadar zor bir yaşantısı olduğundan bahsediyor. Fitnat'ın evine giren ve ona okuma yazma öğreten Talat, Fitnat Hanımdan da nakış dersi alıyor.
Ancak bir gün Hacıbaba (Fitnat'ın babalığı) Fitnat'ı Üsküdar'da köşkü, hizmetçileri, atları olan birine vermeye (Bu beyin adı Ali Bey dir.) karar verir. Ancak Fitnat bunu kendisi için uygun görmez, sürekli zayıflar, hastalanır. Bunun bu şekilde gittiğini ve güzelliğinin kaybolacağını