bu kitaba dair o kadar karisik dusuncelerim var ki nasil anlatirim bilmiyorum.
oncelikle kitabi bir ay gibi uzun bir surede bitirdim. bunun sebebi kitabi merakla okumamis olmamdi. yazar cok fazla tekrara dustugu icin artik sonraki sayfalarda ne olacagini tahmin etmekten kitabi merak etmeye yer kalmadi. bu buyuk bir eksiydi benim icin, sirf uzatmak icin uzatilmis hissiyati kendini cok hissettirdi. onun disinda eksi yonlerinden biri de her ne kadar johnny karakterini sevsem ve shannon’a olan askini cok sevimli bulsam da gibise ile aralarinda surekli surekli gecen o muhabbetler. kitabi okuyanlar neyden bahsettigimi cok iyi anladi bence. artik ilallah ettim yani bi yerden sonra. shannon ile ilgili problemse su ki onun neden bu kadar pasif bi karakter oldugunu asla anlayamayisim. ya bu kiz oyle ki kotu olaylari zaten magnet gibi cekiyo, hem zorbalik, hem aile problemleri, tamam anliyorum ama bazen cidden kitabin icine girip shannoni bi silkelemek bi kendine getirmek istedim. girrrl, bi seyler yap nolur
kitapta sevdigim seylere gelirsek ben boyle yavaas yavas her seyi anlatan kitaplari seviyorum, bu kitap da tam olarak oyleydi. yazarimiz tekrar dusmeseydi bu olaydan daha cok keyif alabilirdim tabii ama yine de ben bi karakteri uzun uzun okumayi seviyorum. bir diger sevdigim sey yan karakterlerdi. ben ozellikle joey’yi cok sevdim ve onun bas karakter oldugu kitabi okumayi iple cekiyorum. gibsie ve claire ikilisini de sevdim, onlari okurken eglenecegimden suphem yok. hatta shannon ve johnny’nin hikayesinden daha cok eglenecegimi dusunuyorum. kitabin iyi yanlarindan biri de bence johnny ve shannon birbirlerine gercekten asiklardi ve ben bunu hissettim. her ne kadar biri 16 biri de 17 yasinda olsa da o “teenage love” olayi her zaman cok baskadir ve onlar gercekten “teenage