ölü odasında ne yeryüzünün ne de cehennemin bozamayacağı bir huzur bulurum; ölüm sonrası sonsuz, gölgesiz bir yaşam olduğu kanısı kesinleşir içimde; ölenlerin önünde artık sonsuzluk vardır. orada yaşam sonsuz, sevgi sonsuz, zevk de neşe de sonsuzdur.
onun içinde bulunduğu bu sonsuz dinginlik beni de etkilemişti. tanrısal huzur içindeki bu dingin yüze baktıkça, o zamana kadar duyduklarıma benzemeyen derin, kutsal bir hava beni sarıyordu.
bir yanlışlık yaptıysam, bunu hayatımla ödüyorum. yeter artık! sen de beni bırakıp gittin; ama sana çıkışmak istemiyorum. seni bağışlıyorum. sen de beni bağışla!
beni mezardan kurtarmak için de olsa bir an bile yumuşamayacak. bak, işte beni böyle seviyor! neyse, zararı yok. bu, benim heathcliff'im değil. ben benimkini yine eskisi gibi seveceğim ve yanımda götüreceğim. o benim ruhumda.