Refakat, dinleme, sıkıntı ve bunalımı denetim altına alma, hemşirelerin ve hekimlerin acı çeken hastaya ilgi göstermeleri ağrı ve acıları gerçekten dindirir. Buna karşılık terkedilmişlik ve yalnızlık, acıları ve ağrıları şiddetlendirir; bunları yoğun bir sıkıntıya dönüştürür.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Acı ve ağrının açık seçik belirtisi akan kan ya da kırılmış bir uzuv değildir. Acı kanıtlanmaz, hissedilir. Bu anlamda sosyal dünyayla ilişkinin inkar etmeye çalıştığı bir insani koşul özelliğini ifşa eder: Yalnızlık ya da daha doğrusu içe kapanma. Yıkılmış, acı çeken insan kimi zaman çektiği sıkıntının anlaşılmaması ya da şiddetinden kuşku duyulması yüzünden bir dram yaşar.
Acı, dünyayla ilişkinin tümüne sirayet eder. Bireyi bildik etkinliklerine bağlayan ipleri koparır, yakınlarıyla ilişkilerini zorlaştırır, insanda yaşama zevkini azaltır ya da yok eder. Acıdan kaçarken olası bütün sığınaklara başvurabilir insan. Basit bir diş ağrısı yüzünden de olsa, acı çeken insan kendisinin çektiği acılardan habersiz olanların dünyanın en mutlu insanları olduğuna inanır ve şansını asla değerlendirememiş olmasına şaşırır. Acı, arzuları ve toplumsal ilişkileri etkisi altına alır. Etkilenen kişide sürekli gevelenen bir felaket duygusu ve etkilenmeyen kişide de sürekli yinelenen bir esirgenme duygusu yaratır.
Acı insanın kısmen kendinden, sürekli toplumsal ilişkilerinden vazgeçmesi sonucunu getirir. İnsan genellikle başkalarıyla ilişkilerini düzenlediği denetim duygusunu yitirir. Genel tavırlarını aksatan davranışlar (yüz hareketleri, ağlamalar vb) gösterir, sözler (yeminler, yakınmalar vb) söyler. Ya da enerjisini tüketmeden acısıyla baş edebilmek veya başkalarının kendisine verdiği değeri yok edebilecek ilişkilerden kaçmak için içine kapanır. Uzun bir süre kendi yakınları bile tanıyamaz onu. Asla yapmayacağını sandığı şeyleri yapar ya da söylemek istemediği şeyleri söyler ve sonra da pişman olur. Acı adeta bir mülkiyet biçimi, insanı kemiren ve ona davranışlarını dikte eden, eski saygınlığının bazı özelliklerini, başkalarının kendisinde gördüğü olası güçlü insan şöhretini bir nefesle yok eden dev bir güçtür.