Süleyman Öncül

Süleyman Öncül
@solymanvs
Ne arıyorsun? Ebedi hayatı mı? Lakin a zavallı, bu geçici hayatta neler buldun ki onun ebedisini arıyorsun? Sana bunu sorarım, hayatta ne var? Filozof Taine ne kadar doğru söylüyor! Diyor ki "İnsanlar yaratılış ve terbiye bakımından delidir. Tesadüfen akıllı bulundukları anlar pek kısadır." Gerçekten de insanlarda zerre kadar akıl ve hikmet olsaydı, değil ebedi bir hayat aramak, hatta bu miskin ve fakat gelip geçici varlığa bile katlanmayarak "eyvah zevkini", "hayat külahını" yokluk sultanına takdim ederlerdi.
Sayfa 95·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ben küfür ile imandan, ikrar ile inkardan, tasdik ile kuşkudan meydana gelmiş bir şey olmuştum. Kalben inkar ettiğimi aklen tasdik eder, aklen reddettiğimi kalben kabul ederdim. Velhasıl kuşku denilen ejderha vücudumu sarmıştı. Herkes için pek doğal olan şeyler benim için başka bir şekil alıyordu. Bu haller yüzünden aşkta da geçimde de bedbahttım. Galiba merdümgiriz olmuştum.
Sayfa 4·Kitabı okudu

Süleyman Öncül

, bir kitap okudu
Puan vermedi·255 syf.·
2025 9. kitabı
Filibeli Ahmed Hilmi
8.5/10 · 22,4bin okunma
Eşinizin ihanetini öğrendiğiniz bir senaryoyu düşünün: Eşinize yapacağınız temel suçlama nedir? (a) Eşinizin size ihanet etmesi mi yoksa (b) yeterince dikkatli olmadığı için ihaneti öğrenmiş olmanız mı? İlki kulağa daha makul geliyor fakat Epiküryen görüşe göre asıl kötü olan ihanet değil, ihanetin açığa çıkmasıdır. Hazcı görüşü kabul edenler için ölümle ilgili kötü olan şey (tabii ki) içsel olarak kötü hisler içermesi değil, ölen kişiyi gelecekte yaşayabileceği iyi hislerden mahrum etmesidir.
Sayfa 125·Kitabı okudu
Çoğu insan Homo Erectus'un düşük kapasitesindense, Homo Sapiens'in daha yüksek bilişsel kapasitesine sahip olmak ister. Bu değerlendirmenin altında yatan mantık, yüksek bilişsel kapasitenin düşük bilişsel kapasiteden daha iyi oluşudur. Bu sonuçtan kaçınmanın bir yolu bilişsel kapasitenin de bir "Goldilocks" düzeyi olduğunu iddia etmektir. Bu prensibe göre bir şeyin çok az olması kötüdür fakat çok fazla olması da kötüdür. Çok yüksek düzeydeki bilişsel kapasite insanı mutsuz edecek sezgilerin varlığına neden olabilir ya da kabul edilemeyecek seviyelerde kişinin kendisine zarar vermesine yol açabilir.
Sayfa 114·Kitabı okudu