Süleyman Öncül

Süleyman Öncül
@solymanvs
Charles Darwin'in kuzeni olan Francis Galton'un 1883'te ortaya attığı bu terim, geliştirme düşüncesinin bilimsel bir sistematiğe kavuştuğu ilk kapsamlı ve belki de nesil ıslahındaki kompleks süreci fazla basitleştirerek ne gibi felaketler doğurabileceği noktasında öngörüsüz bir teori olma özelliğini taşır. Galton, Türlerin Kökeni'nde ortaya konan doğal seçilim prensiplerinin insan türüne de uygulanması gerektiği konusunda ısrarlıydı. "Kalıtsal Dahi" adlı öncü çalışmasında, zeka ve yetenek gibi özelliklerin kalıtsal olduğunu istatistiksel yöntemlerle kanıtlamaya girişti ve bu bilgiyi "insan ırkının ıslah edilmesi" adını verdiği büyük bir projeye dönüştürmeyi arzuladı.
Sayfa 15·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Genetik geliştirmede yapılan bir değişikliğin geri döndürülemezliği ve gelecek nesillerin rızası olmadan onların kaderini belirleme sorunu; farmakolojik geliştirmede bağımlılık riski ve sosyal adalet ilkesinin zedelenmesi; sibernetik geliştirmede veri güvenliği, mahremiyet ve "hacklenme" riski; dijital geliştirmede ise algoritmik önyargılar ve gerçeklik algımızın manipüle edilmesi gibi devasa meseleler önümüzde durmaktadır.
Sayfa 14·Kitabı okudu
"Akıllı ilaçlar" veya nootropikler çoktan hayatlarımıza sızmış durumdadır. Modafinil ile keskinleştirilen uyanıklık, Adderall ile çelik gibi sağlamlaştırılan odaklanma, beta-blokerlerle dizginlenen sahne korkusu veya performans kaygısı... Silikon Vadisi'nde yapılan araştırmalar, teknoloji çalışanlarının %20'sinin düzenli olarak odaklanma ve yaratıcılığı artırıcı nootropik maddeler kullandığını ortaya koyarken, Wall Street'te bu oranın %30'lara tırmandığı tahmin edilmektedir. "Kimyasal avantaj" rekabet dünyasının artık üstü örtülemez sırrıdır.
Sayfa 12·Kitabı okudu

Süleyman Öncül

, bir kitap okudu
Puan vermedi·110 syf.·
2025 18. kitabı
Francis Galton
8/10 · 4 okunma
Neden sevgilisinin kendisini bırakıp gideceğinden kaygı duyuyordu günbegün? Franz için aşk kamusal yaşamın bir uzantısı değil, antiteziydi. Kendini eşinin merhametine bırakmayı özlemek demekti. Bir savaş tutsağı gibi teslim olan kişi aynı zamanda silahlarını da bırakmak zorundadır. Gelebilecek darbeye karşı daha baştan savunmasız olduğu için de darbenin ne zaman geleceğini merak edip durmaktan kendini alamaz. Franz için aşk sürekli bir darbe bekleyişi idi diyorsam, işte bundan.