Kalbime, yatsın da dinlensin diye bir gömüt kazıyorum; düşüncelerimle çevremi ördüm. Çünkü her yanım kış; tatlı anılara gömülerek fırtınadan kaçıyorum.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bu kaynağın ışınlarını hangi ayna benim topladığım denli toplayabildi? Benimki denli onu kandırmış ve ona kanmış, kirpik nasıl göz için yaratılmışsa, yalnız onu sarmak için yaratılmış kalp var mıdır?
Evet, yaşam yoksun ve ıssız. Biz burada, yeraltındaki bir elmas parçası gibiyiz. Yukarı çıkacak yolu bulmak için "Buraya nasıl gelmiştik?" diye boş yere soruşturur dururuz.
Bir hiç için doğduğumuzu, bir hiçi sevdiğimizi, bir hiçe inandığımızı, bir hiç için çalışıp, yavaş yavaş bir hiç olmak için tükendiğimizi bu denli iyi anlayanlar... Ben de kaç kez bu düşüncelere dalıp "Niçin beni ta kökümden baltalıyorsun insafsız düş!" diye haykırdım, ama yine de yaşıyorum.
Aigyptos'un 50 oğlu, Kral Danaos'un da 50 kızı vardı. İki baba çocuklarını birbiriyle evlendirdiler. Bu evlenmeyi Danaos'un kızları (Danaidler) istemiyorlardı. Evlendiklerinin ilk gecesi biri hariç, hepsi kocalarını öldürdüler. Bunlara yeraltı dünyasında dibi delik bir fıçıya su doldurmak cezası verildi. Ağır ve sonu gelmez bir iş için kullanılan "Danaidlerin fıçısı" deyimi bu söylenceden gelir.