Birisi Hz. Ali’ye geldi ve “O kadar dertliyim ki çok sıkıntım var” dedi. Hz. Ali; “İki soru soracağım, cevabını verip dermanını bulacaksın." dedi. Adam; “Sor Ya Ali." dedi. Hz. Ali; “Dünyaya geldiğin zaman bu dert seninle birlikte mi dünyaya geldi ?” Adam; ”Hayır.” Hz. Ali; ”Dünyadan giderken bu dert seninle birlikte olacak mı ?" Adam; ”Hayır” dedi. Hz. Ali son olarak şöyle buyurdu; “Seninle birlikte gelmeyen ve giderken de seninle birlikte olmayacak olan bir dert, senin bu kadar zamanını almamalı. Sabırlı ol... Yer yüzündekilere çok ümit bağlamaktansa yüzünü Âlemlerin Rabbine çevir.”
İki rayı gibiyiz Bir tren yolunun Yakın olması Neyi değiştirir Son istasyonun!.. Sunay Akın
Ent Saruman'ı geçmişten günümüze izini sürüyor
"Lâkin Saruman'a gelince! Saruman komşumuz olur: Onu gözardı edemem. Bir şeyler yapmam lazım gelir kanaatimce. Son zamanlarda sık sık Saruman hususunda neler yapabilirim diye
Sayfa 89
Herkese selam sana hasret...
Puan vermedi·184 syf.··
2026 6. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 23:05
Bazen bir kitap ne anlatıyor bu diye başlatır, sonra merakta bırakır ya sizi, işte
Doğu'nun Limanları
Doğu'nun Limanları
'nı tam olarak öyle okudum bende... Sizlerle kitabın içeriğinden çok bende hissettirdiği duyguları
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202540bin okunma
yedi katlı modern bir apartmanın yüksekliği yirmi bir metre civarındadır diye düşünmüştüm hemen; acaba yirmi bir metre boyunca düşerken insanın ne yaptığının bilincine varacak zamanı olur, bir şeyleri farklı yapabileceğini ayırt eder miydi? bunun yaşanacağına dair ipuçları, belirtiler var mıydı diye yokladım zihnimi. sanırım buna hepimiz kafa yorduk ve bunu, onun farklı olduğuna, yaşanan şeyin bizim başımıza asla gelmeyeceğine dair kendimizi ikna etmek için yaptık. ama ben hiçbir belirti, hiçbir işaret bulamadım. işin gerçeği enrico -bir kez bile telaffuz etmemiş olsam da, adı buydu- son derece normal görünüyordu, herkes gibiydi. pek çok varsayım konuşuldu ama onu bunu yapmaya iten şeyi kimse gerçekte bilemeyecekti. derinlerde bir yerde bir sorunu -kaderini tayin etmiş bir şey- vardıysa bile öyle gizliydi ki kimse görememiş ve bu nedenle de kimse bir şey hatırlayamamıştı. enrico'nun ölümü, hayatımda deneyimlediğim ilk anlam kaybıydı. kaosla ilk yüz yüze gelişimdi. o kadar anlamsız ve ciddi bir şeydi ki onu anlamlandırmaya çalışan zihni afallatıyordu. işte belki anlamsızlığın bu baş döndürücülüğünden kaçıp sığınmak, kendimizi uçurumdan sakınmak için iki gün sonra, sanki sözleşmiş gibi hepimiz ondan söz etmeyi bıraktık. sanki hiç yaşamamış gibi unuttuk onu. o, hiç var olmamıştı.
Sayfa 31·Kitabı okuyor