7/10
·672 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
Kitap gayet güzeldi ama gereksiz uzatılmıştı. 400. Sayfaya kadar baya sıkılarak okudum bazı aksiyonlar olmasa bırakırdım büyük ihtimalle ama son 200 sayfa iyiydi herşeyin hızlanıp açığa kavuştuğu ve savaşlarla geçen sayfalardı. Önceki kitap ta da olduğu gibi yazar savaş sahnelerine biraz haksızlık etti maalesef ama yinede iyiydi.
Küller ve Yıldızların Lanetlediği KralCarissa Broadbent · Martı Yayınları · 2025273 okunma
Pişmanlıkların Kıyısında Bir Gece Yarısı Kütüphanesi
9/10
·296 syf.··
2026 4. kitabı
"Yaşamadığımız hayatların pişmanlığıyla yaşarken, elimizdeki tek hayatı kaçırıyor olabilir miyiz?" Merhaba kitap dostları, sıradaki durağımıza, yani ihtimallerin dehlizlerine açılan Gece Yarısı Kütüphanesine hoş geldiniz! Bu sefer sizleri ekrandan tek bir admin olarak, biraz mahcup bir tebessümle karşılıyorum. Çünkü itiraf etmeliyim ki, bu kitabı okuma konusunda diğer adminimizin biraz gerisinde kaldım. Ama olsun; bazen bir kitabı sadece okumuş olmak için değil, hayatımızın tam da ona ihtiyaç duyduğu o doğru saniyede okumak gerekir ya, benimki de tam olarak öyle bir serüven oldu. Geç de olsa aynı sayfalarda buluşabilmiş olmanın mutluluğuyla bu yolculuğu sizinle paylaşmak için sabırsızlanıyorum. Aslında kitabın adını uzun zamandır her yerde sıkça duyuyordum. Fakat geçtiğimiz yaz akşamlarından birinde, kendimi derin bir içsel sorgulamanın ortasında bulmuştum. Tam da kitabımızın baş karakteri Nora Seed gibi, geçmişte aldığım kararların, seçtiğim yolların ağır pişmanlığına düştüğüm; hatta belki de onunkinden çok daha kabarık, kalın kaplı bir Pişmanlıklar Kitabına sahip olduğumu hissettiğim bir andı. İşte tam o anda, hayatımda çok değer verdiğim, ruhumu iyi tanıyan insanlardan biri bana dönüp kitabın kalbini oluşturan o tılsımlı soruyu sordu: ”Başka bir hayatı yaşıyor olsaydın, onun istediğin gibi kusursuz geçeceğinden nasıl emin olabiliyorsun?” Ve ardından okumam için bana bu kitabı tavsiye etti. Bunun üzerinden biraz zaman geçtikten sonra diğer adminimiz de ”Hâlâ okumadın mı?” diye beni tatlı tatlı teşvik ettiğinde, nihayet kitapla buluşma kararı aldım. Ve şunu büyük bir samimiyetle söyleyebilirim: Okumak için bu kadar geç kaldığıma öyle pişman oldum ki, kendi hayali Pişmanlıklar Kitabı’ma bir madde daha eklemiş oldum! Matt Haig'in kurduğu o
1000Kitap
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,8bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Senin adın Fini küçük kız
8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 74. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 20:47
Sana nasıl sarılmak, elinden tutup o gri topraklardan seni nasıl çekip çıkarmak istedim bir bilsen Fini... Dimitris Mamaloukas’ın Özgür Ruh Fini kitabını bitirdiğimden beri içimdeki o kasvetli fabrika dumanı dağılmadı. Yazarı dinlerken, senin anlatımınla o köle gibi çalıştırıldığın fabrikanın koridorlarında yürüdüm, o ağır yaşam koşullarını, o midesi hassas olanları sarsacak kadar sert ve gerçekçi sahneleri resmen bir film gibi kafamda izledim. Fabrikada ve o morgda yaşadıklarına şahit olurken içim çekildi, seninle beraber saklandım, seninle beraber nefesimi tuttum. Tüm kalbimle o fabrikadan kurtulmanı, o gri toprakları aşıp özgürlüğe kaçmanı istedim Fini. Senin yaptığın fedakarlıkları gördükçe özgürlüğün değerini iliklerime kadar hissettim. İnsanlığın zalimliğini yüzüme çarpan bu hikayede bana Jerzy Kosiński’nin Boyalı Kuş’unu, o klostrofobik esaretiyle John Fowles’un Koleksiyoncu’sunu hatırlattın. Ama o son 10 sayfa... Ah Fini, yazarın gerçeği yüzüme kocaman bir taş gibi fırlattığı o an... "Olamaz, böyle olmamalıydı" diye isyan ettim, kabullenmek istemedim ama yazar kalemini böyle uygun görmüş işte. O kaçış hikayesinin arkasından çıkan o bambaşka hikaye beni tamamen ters köşe yaptı. Eğer siz de alışılmışın dışında, gizemli bir kaçış hikayesi okumak ve özgürlük tutkusunun bu çarpıcı, distopik anlatımıyla sarsılmak istiyorsanız Fini ile mutlaka tanışmalısınız. Ama uyarayım; gerçekler yüzünüze bir taş gibi çarpabilir.
Özgür Ruh FiniDimitris Mamaloukas · İletişim Yayınları · 202640 okunma
S. T. Abby den Mindfuck incelemesi
8/10
·872 syf.··
2026 67. kitabı
Yeni bir inceleme ile geldim Mindf*ck (Tek Cilt Koleksiyon Baskısı) Biliyorsunuz bu kitap normalde yurt dışında çıktığında seri halinde 5 kitap olarak çıkmıştı. Bizde de çevrilirken aynı şekilde 5 kitap halinde çıktı. Sonra bir farklılık yapıp yayınevi serinin 5 kitabını bir kitap da birleştirip tek kitap halinde de okunabilir yaptı. Çoğu okurlar gibi ben de serinin çıkan kitaplarını yavaş yavaş aldığım için bir daha sonrasında tek kitap halini almak bana saçma geldi. O yüzden serinin son kitabı 5 de alime ulaştığında hemen okumaya başladım. Serinin her kitabına ayrı ayrı inceleme yapamazdım çünkü her kitabın sonu dehset bir yerde bittiği için hiç beklemeden bir sonra ki kitabına başladım. Böylece ben de seriyi tamamen okuyup bitirdikten sonra full hepsine inceleme yazarım dedim. Yani siz farzedin ki ben seriyi tek kitap halinde okumuşum djdjsj. Arka Kapağı: Lana Myers, ondan çalınan hayatın intikamını almak için yıllarca beklemiş, hazırlanmış ve sabretmiştir. Planları yolunda giderken ve intikam listesinde sırayla ilerlerken hiç beklemediği anda bir engelle karşılaşmıştır: BİR FBI AJANINA ÂŞIK OLMUŞTUR. Logan Bennett, işine fazlasıyla değer veren başarılı bir profilcidir ve Lana'nınki de dâhil olmak üzere, birçok seri katilin dosyasına bakmaktadır. Lana, ne intikamından vazgeçebilmektedir ne de Logan'dan. Hayatı siyah ve beyazdan ibaret olan, gri çizgilerle işi olmayan Logan, tüm doğrularını sorgulatacak gerçeklerle karşılaştığında, hangi tarafta kalmayı seçecektir? Peki Lana, yeniden bir hayatı olabileceğine dair onu umutlandıran bu adama rağmen, ondan tüm hayatını çalan insanların peşinden gidip İNTIKAMINI tamamlayabilecek midir? İncelemeye gelirsek: (Seriye genel bir yorum yapacağım için SPOİLER OLACAKIR!!) İlk kitap da Lana ve Logan'ın çok hızlı gelişen birlikteliği bana çok saçma
Mindf*ck (Tek Cilt Koleksiyon Baskısı)S. T. Abby · Artemis Yayınları · 202664 okunma
3/10
·352 syf.··
2026 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 00:00
spoiler icerir!!! oncelikle kitap gercekten cok akici. zaten hizlica da bitirdim ve okurken de zamanin nasil gectigini anlamadim. ama sezinin yazim tarzini sevip sevmemek arasinda bi yerdeyim cunku bazen sirf daha etkili yazmak icin tuhaf betimlemeler kullaniyor gibi hissediyorum. On Dün Önceki Kız ve Yıldıza Dokunmak kitaplarini da okudugum icin onlari da dusunerek bu yorumu yapiyorum. kitabin konusuna gelirsek maalesef ki asla aradigimi bulamadim, biraz hayal kirikligina ugradim. verdigim puan tamamen eylul karakterine cunku gercekten derin bir karakter oldugunu dusunuyorum. onun agzindan dinledigimiz bu hikayede psikolojisinin saglikli olmadigi, altta yatan kendi icindeki ego savasi ve kendine sardigi kilif sayfalari cevirdikce insani rahatsiz etmeye basliyor. inci ne kadar rahatsiz ettiyse eylul de bir o kadar rahatsiz etti beni yani. hayal kirikligina ugradigim nokta kitap beni asla sasirtmadi. sonunu tahmin etmedim evet ama bunun sebebi de tahmin etmem icin ihtiyacim olan kaynagi asla gormemis olmak. zehra ismi kitaba cok sonradan girdi, eylulun gecmisi hakkinda o anlatana kadar hicbir sey bilmiyorduk. sasirmak icin veya tahmin etmeye calismak icin daha cok bilgi gerekirdi ancak zaten son 50 sayfada sunulmus bize olayla ilgili seyler. bu kitabi tahmin edebilmek en bastan kurgu yazmak gibi bi sey olurdu ki bu da imkansiz. bir diger begenmedigim sey de 250 sayfa boyunca ayni seyi okumak. surekli inci bi sey yapiyor, eylul supheleniyor, birilerine anlatmaya calisiyor, kimse inanmiyor, eylul de kafamda kurdum saniyor. tabii ki bunu gormemiz icin birkac kez yasanmasi gerekiyordu ama 250 sayfa ayni olay orgusunu okumak biraz sıktı acikcasi. sonu da beni tatmin etmeyince ben 350 sayfayi bunun icin mi okudum dedim icimden. sezini cok seviyorum ve On Dün Önceki Kız kitabini bayilarak
Kusursuz YabancıSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 2026113 okunma
8/10
·640 syf.··
Beğendi
·
2026 104. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 20:37
7 Tutsak 1 Ölü serisinin üçüncü kitabı olan Cambaz, benim için serinin şu ana kadar en çarpıcı, en gerilimli ve en duygusal kitabı oldu. Düzenbaz'ın sonunda yaşanan olaylardan sonra Afra'nın hayatta kalıp kalmadığını büyük bir merakla bekliyordum. Kitabın başında kendisini Ölüm'ün elinde, farklı bir yerde tutsak olarak bulması hikâyeye oldukça güçlü bir giriş yapılmasını sağladı. Afra'nın yaşadığı süreç beni gerçekten etkiledi. Fiziksel olarak ayakta kalmaya çalışırken aynı zamanda psikolojik olarak da büyük bir savaş veriyordu. Onu hayatta tutmaya çalışan doktorun bir organ mafyası olması, psikiyatristinin ise daha önce maskelilerden biri olarak tanıdığımız On Üç çıkması hikâyeye bambaşka bir boyut kattı. Özellikle On Üç'ün geçmişte Ölüm'e terapi vermiş olması, Ölüm karakterine dair merakımı daha da artırdı. Bu bölümler boyunca sürekli diken üstündeydim çünkü kimin ne kadar tehlikeli olduğunu kestirmek mümkün değildi. Afra'nın bulunduğu yerden kaçmaya çalıştığı sahneler kitabın en heyecanlı bölümlerindendi. Her sayfada yakalanacak mı, başarabilecek mi diye düşünerek okudum. Sonunda yeniden diğer tutsakların yanına döndüğünde yaşanan duygusal anlar da oldukça etkileyiciydi. Özellikle herkesin Afra'yı öldü sanmış olması ve yeniden karşılarında görmeleri beni duygulandırdı. Yaşanan kırgınlıkların ardından aralarındaki bağların tekrar güçlenmeye başlaması da güzeldi. Bu kitapta karakterlerle olan bağım daha da arttı. Özellikle Afra ve Mete arasındaki abi-kardeş ilişkisini çok sevdim. Birbirlerine olan destekleri ve koruma içgüdüleri karanlık atmosferin içinde sıcak bir detaydı. Çağrı'nın karakter gelişimi de dikkatimi çekti. İlk kitaplara göre çok daha farklı bir noktaya geldiğini düşünüyorum. Kitabın en şaşırtıcı taraflarından biri ise ortaya çıkan ihanetlerdi. Kutay
CambazIşıl Limae · Martı Yayınları · 2025309 okunma