İnsan olmak,yani gerçek,kendi vücuduna sahip,kanlı canlı bir insan olmak dahi bize güç geliyor; bundan utanıyor,ayıp sayıyor,bildik,genel anlamda insan olmaya çabalıyoruz hep.
Zira hepimiz yaşamla bağını az ya da çok kaybetmiş,kör topal idare eden insanlarız.Hatta yaşamdan öylesine kopuğuz ki, gerçek "canlı hayata" karşı adeta tiksinti duyuyor,bize hatırlatılmasına dahi katlanamıyoruz.
İnsan sistemlere,bazı soyut kavramlara o derece bağlıdır ki,mantıktan yana olmak için gerçeği bile bile değiştirmeye,gözlerini kapayıp kulaklarını tıkamaya razı olur.