Günler sonra ilk kez bir camide namaz kılmak... Müslümanlarla yan yana omuz omuza durmak... Çorapla halıya basarak yürümek...Dua ederken kimseden çekinmemek...Bunlar tarifi mümkün olmayan nimetlerdi gerçekten. Akla bile gelmeyen, üzerinde düşünülmeyen ve kıymeti de bilinmeyen nimetler...
Çin'in Doğu Türkistan'da uyguladığı yıkımın derinliğini kavrayabilmek için,kesinlikle beş vakit namaz kılan, İslam'ı bütün emir ve yasaklarıyla bir bütün olarak algılayan,dindar bir Müslüman olmak gerekiyor. Namaz diye bir gündeminiz ve derdiniz yoksa,ziyaret ettiğiniz bir şehirde namaz kılacak yer bulamamanın ne anlama geldiğini asla kavrayamazsınız çünkü. Veya ezana normalde kulak vermiyorsanız, ezanı işitmemek ne demektir,bilemezsiniz. Başörtüsünün müslüman bir kadının inanç dünyasındaki yerini anlamadan, sokaklarda uygulanan tesettür yasağını doğru bir bağlama oturtamazsınız.
Gözlerimi kapattım, bugün içinde namaz kılınmasına bile müsaade edilmeyen İydgahi,Abdulkadir Damollayi dinlemek üzere ikindi namazlarından sonra Uygurların akın akın dev bir ilim meclisi olarak tahayyül ettim. Hayali cihana değer...