Üçüncü Dünya şiddetten muaf değildir; tersine, onun tam göbeğindedir. Bu nedenle azgelişmiş ülkelerin devlet adamları, konuşmalarında normal olarak yok olması gereken bir saldırganlık ve öfke tonunu sürekli korurlar.
Metropoldeki finansörlerle sanayicilerin hükümetlerinden beklentisi, sömürge halklarını yok etmesi değil, ekonomik anlaşmalarla kendi "meşru çıkarlarını" korumasıdır.