Bütün bu kalabalık gülecek, ellerini çırpacak, akışlayacak ve infazı izlemek için neşeyle koşan, meydanı dolduran bu özgür ve henüz zindancılarla tanışmamış insanlardan birçoğunun kafası er ya da geç benimki gibi kırmızı sepete düşecek. Bugün benim için gelenlerin birçoğu bir gün buraya kendisi için gelecek.
O zaman tepeden tırnağa titrerken beni götürüp kollarının arasına, dizlerinin dibine atsınlar, o ağlasın, birlikte ağlayalım, sözleri beni teselli etsin, yüreğim onun göğsünde sakinleşsin ve o benim ruhumu kavrarken ben onun Tanrı’sına kavuşayım.