Anlaşılmak için tanrının bile alogorilere ve hikâyelere ihtiyacı vardı. Bu da beni dönüp dolaşıp aynı odaya getirdi. Hakikatin bir dili varsa o da hikaye dildir.
Halbuki zarlar başka türlü atılsa, kartlar başka türlü dağıtılsa, anneler oğullarından, oğullar babalarından, babalar kızlarından, kızlar kocalarından, kocalar işlerinden, işler güçlerden, güçler iktidardan, iktidar muktedirden, muktedir kibirden, kibir kibardan, kibar kuburdan, kubur kabirden, kabir kuburdan, kubur cümle pislikten, insan da kendi pisliğinden vakitlice ayrılabilseydi her şeyde bir ahenk ve sağlık çiçeklenecek, Musa’nın anormal sayılması gerekmeyecek, belki de o eksik farklı diye düşünecekti.