Platon’un gençlik yıllarında savunduğu devlet modeli hayalden öteye gidemez. O yüzden devlet modellerini anlatan siyaset bilimi ve felsefe kitaplarında, Ütopik Devletler başlığı adı altında ilk önce Platon’un devlet modeli örnek verilir. (Ütopya, hayal anlamındadır. Gerçekte var olmayan, hiçbir zaman da gerçek olmayacak bir durumu anlatmak için kullanılır.)
Peki, ama hayaller hiçbir zaman gerçek olmaz mı? Olabilir de olmayabilir de. Olasılık belirten, hele hele iki karşıt olasılıktan birisinin gerçekleşeceğini söylemek kolaycılıktır. İnsanlar bu tür açıklamalardan nefret ederler. Net bir açıklama beklerker. Olur ya da olmaz; var veya yok bunlardan birisini duymak isterler.
Türkçede olmayacak duaya amin demek diye bir söz vardır. İşte bu söz gerçekleşmeyecek, daha doğrusu gerçekleşmesi olanaksız hayalleri anlatmak için kullanılır. Şöyle bir şey düşünelim: 100 kiloluk bir adamdan jokey olur mu? Neden olmasın, olabilir diyenler çıkabilir. İşte bu olmayacak duaya amin demektir. Çünkü Üzerinde 100 kilo ağırlık taşıyan bir at, ufak tefek jokeyleri sırtına almış atların arasında yarışı en önde tamamlayamaz. Bazı insanlar düşüncelerinde hayallerinde ısrarcı olurlar. 100 kg’lık bir insanı jokey yapmaya kalkışırlar. İstedikleri kadar ısrarcı olsunlar, inat etsinler sonuç değişmeyecektir. Jokey Eğitim Merkezine kabul edilmenin 17 yaşından küçük olmak, kilosu 35-45 kg, boyu 1.30-1.55 arasında olmak gibi koşulları var. 100 kiloluk bir delikanlının at binicisi olmak istemesi, hayalden öteye gidemez.
Kilosu 100, boyu 1.95, yaşı 17 olan bir delikanlı basketbolcu olmanın hayalini kuruyorsa, bir basktebol takımının alt yapısına başvursun, hemen kabul ederler. Disiplinli çalışırsa, biraz da yeteneği varsa geleceğin ünlü bir basketbolcusu neden olmasın.
Gerçekleşmesi mümnkün olmayan