"Gerçeği, gerçekler tehdit eder."
8/10
·160 syf.··
2022 242. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2022 22:16
"Soyunalım. Soyunalım ki bizi giydirenlerle yüzleşelim, kendimizi görebilelim. Tekrar giyineceksek, istedigimiz gibi giyinebilmemiz için gene de soyunmamız lazım. " Tarihi, tarihçiyi, bizleri ve daha bir çok şeyi yargılayan Gündüz Vassaf'tan okuduğum üçüncü eser. Bakış açısı, tespitleri ve yorumlamalarını okumayı sevdiğim bir yazar. Sosyoloji deyince aklıma gelen ilk isimlerden birisi Vassaf, psikolog olmasının da etkisiyle toplum psikolojisi üzerine yazdıkları okunmaya değer. Kitap iki bölüme ayrılıyor. "Tarih ve Totalitarizm" "Tarihi Yargılıyorum" Yazar, gelecekte tarihçilerin bizim yaşadığımız şeylere ulaşmasının önünde ne gibi engeller olduğunu anlatıyor bizlere. Biyografik ve otobiyografik eserlerin azlığı, aşk mektuplarının yok olmasından yakınıyor. Tarih kitaplarının galipleri yazıp, zulmü meşrulaştırarak okullarda çocuklarda ders olarak verilmesini eleştiriyor. Emperyalizmi, faşizmi eleştirirken ezilenleri neden konuşmadığımız, Yahudi düşmanı olma korkusuyla İsrail'i eleştiremediğimizi bize düşündürüyor. Milli duygular altında zaman zaman kışkırtıldığımızı söylüyor. Günümüzde egemen olan düzende, eksik ve yanlış bilgilendirmenin veya bilgiye ulaşmadaki kolaylığın gelecekte bizim yaşamış olduklarımızın tarihte nasıl yer bulacağını anlatıyor. Yazışmaların kolayca silinebilmesinin oluşturabileceklerinden bahsediyor. Ayrıca teknolojinin bu kadar ilerlemesinin sağlıklı bilgi edinmeyi de engellediğini, bilginin tekelleşip denetimsiz bir hal aldığı tehlikesini vurguluyor. Tarihten verdiği güzel örneklerle fikirlerini ve tespitlerini destekleyen Gündüz Vassaf, anlatım tarzıyla ve dilinin akıcılığıyla okuduğunuza pişman etmeyecek bir isim. İyi okumalar. "Ύalanların somut temsilcisi olan kahramanlar, tutsaklık arzumuzun kanıtıdır. Özgür yaşamaya cesaret
Tarihi YargılıyorumGündüz Vassaf · İletişim Yayınevi · 2017549 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2021 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2021 16:36
Denemeleri oldum olası sevmişimdir, alabildiğine düşünmeye sevk ediyor. Bu tür, Livaneli ile birleşince muazzam bir tat yaratmış. Bütün Livaneli serisini bitirmek için çok iyi bir başlangıç yaptığımı düşünüyorum. Eserde yazarımız şunu belirtmiş; her eline kalemi alan yazar olmaya yelteniyor hatta olduğunu sanıyor. Unutmamak gerekir ki tek bir kelime, cümle ile eserini tamamlamak için uzun müddet bekleyen yazarlarımız, eser yazmak yıllarını alan güçlü kalemlerimiz mevcut sanat camiasında. Görüyoruz ki bu büyükler, sadece ülke içinde değil, koca dünya edebiyatında yankı uyandırmakta. Peki bir ülkeyi bu sanat görüşüyle tüm dünyaya duyurmak normal midir? Zannedilir ki, sadece yazar olmak isteyenlerin okuması gereken bir eser... Hayır. Ülkenin sanat olarak, edebiyat olarak bilhassa kültür olarak da geldiği son noktaya haklı bir şekilde değinmiştir. Edebiyat aslında ruhun derinliklerine dokunmakla birlikte, yaşanan somut hallerin de bizlere eserle anlatılmasıdır demek istiyor yazar. Günlük hayattan çok şey bulabiliriz eserde, ben buldum. Ve en üzücü nokta da şudur ki, kelimeler gitgide korkunç şekilde tükeniyor, tüketiyoruz. Bunu diğer dilleri biliyor'muş' gibi günlük hayatta konuşmaya borçluyuz! Ne olur 1000K, bari bizler yapmayalım. Türkçeye bye bye demeyelim!!! Şu bildiğimizi sandığımız kelimelerden soyutlanalım, entelektüel kuşanmamızdan soyunalım. Bu eser bana dokundu, sizlere de dokunmak için bekliyor. :) Okuyacaklara, şimdiden keyifliii okumalar...
1000Kitap
Edebiyat MutlulukturZülfü Livaneli · İnkılap Yayınevi · 20212,449 okunma