-Ben, dedi, senin ve atalarının tapınağı Kâbe’yi yıkmaya geldim, diyorum. Sen ise develerinin ve mallarının peşindesin. Doğrusu şaşırtıyorsun beni!
Abdülmüttalip, Ebrehe’nin alaylı tavrına aldırmadan:
-Ben, develerin sahibiyim, Kâbe’nin değil. Kâbe’nin sahibi olan Yüce Allah’tır ve inanıyorum ki onu senden koruyacaktır, dedi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Cesaretli tavrı Ebrehe’nin dikkatini çekti. “Adın ne senin ihtiyar,” dedi alaycı bir sesle.
“Abdülmüttalib. Mekke’nin reisi ve Kâbe’nin hizmetçisiyim.”
Mezarının başına oturdu. Gözyaşları, Mekke’de açan ve oracıkta solup toprağa düşen Gül’ü suluyordu sanki, bir daha açsın diye. Ama ne fayda! Giden bir daha geri gelmiyordu.