Ölülerin nihayet sulara teslim edildikleri yer burasıydı. Burada ağlamalar hep en yüksek çıkar, ahirete duyulan inanç acı gerçeklerin karşısında sarsılırdı.
Ne de olsa takip ve cezalandırma işi, senin yüzüne tükürenlerin yüzüne tükürmenin bir yoluydu. Kanun da intikam anlamına gelen bir diğer sözcüktü, o kadar.
“Unutulmuş bir geceye kaç ve
Karanlık boyunca ay gibi yoldaşım ol;
Gidilecek Cennet’in dedikodusunun bile ötesinde,
Orada, tüm anıların dışında, evimizi kuralım.”
[...] işte o zaman türünüzün yasa koymaktan hoşlandığını anladık. Neyin ne olduğuna ve iyi bir şey olup olmadığına hükmetmeye bayılırsınız. Dünya da sevecen bir şey olduğu ve sizi hüsrana uğratmak yahut üzmek istemediği için suyunuza gider. İlkeleriniz bir bakıma mutlakmış gibi davranır.