Adı:
Dokudünya
Baskı tarihi:
2 Kasım 2018
Sayfa sayısı:
656
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053758709
Orijinal adı:
Waeveworld
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
"Clive Barker o kadar iyi bir yazar ki her okuduğumda nutkum tutuluyor.”

—Stephen King

“Çağımızın en büyük düş ustalarından.”

—Quentin Tarantino

“Clive Barker, Lovecraft’tan sonra, bir türü bütünüyle değiştirmiş nadir yazarlardan.”

—China Mieville

Yazar, sanatçı ve yönetmen Clive Barker, 30 yıldan uzun bir süredir kâbuslarını bizimle paylaşmaya devam ediyor. Dokudünya da ancak Barker’ın zihninden çıkabilecek bir ölçekte, korkunun fantastikle harmanlandığı bir epik.

Kâhinsoylular denen bir tür, uzun yıllar insanlar arasında yaşamış, büyü gücüne sahip varlıklardı. Fakat Musibet denen bir kötülük Kâhinsoyluları avlamaya başlayınca onlar da tüm güçlerini ayrı bir düzlem yaratmaya harcadılar. Bir halının desenlerinde gizlenen bu düzlemde hem Musibet’ten hem de habis insanlardan uzakta hayatlarını sürdürmeye devam ettiler.

Dokudünya denen bu düzlemin her zaman bir insan gardiyanı olurdu. Fakat son gardiyan yaşlı Mimi ölüm döşeğindeydi ve düzlem artık korumasızdı. Dokudünya’nın peşindeki gizemli güçler halıyı ele geçirmek için harekete geçtiğinde karşılarında Mimi’nin torunu Suzanna’yı ve Cal isimli bir genci bulacaklardı.

Bir yerlerde, Musibet de kıpırdanmaya başlamıştı.

Gözlerini dört aç.
Aramızdalar.
656 syf.
·23 günde·Beğendi·7/10
Bu kitap bugüne kadar, epik fantazi türünde okuduğum ilk kitaptı. Epik fantastik değil bakın Fantazi! , gerçekten yazar kendine yeni bir tür yaratmış.. Çok ilginçti.. Korku öğeleri baya fazla, dili yalın değil ama kitabı hem elimden bırakamadım hem de bazı yerlerde bu nasıl bir hayal dünyası bu kadar da olmaz deyip yarım bırakmak istedim.. Korku öğeleri fazla ama asıl beni iten şey, mide bulandırıcı unsurların çok olmasıydı..
Özetle; okumak isteyenler için, korku gerilim fantazi türüne hakim değilseniz bulaşmayın, kitap kalın ve puntosu küçük, +16.. @burcununkitapları okuma etkinliğinde Aralık 2018 için bu kitabı seçti Burcu abla, biraz da onun hatrına okudum.. Beyin yakar, dikkat! Clive Barker bu neyin kafası? Töbe yarabbim :))
656 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10
Dokudünya bu zamana kadar okuduğum kitaplar arasında bambaşka bir yer kazandı benim için. Bu dünya hakkında bir inceleme yazmak için göstereceğim tüm çabalar boşuna olabilir, çünkü bu dünya tasavvurları ve beraberinde getirdiği dehşetleriyle öylesine derin ki içine girmeli ve yaşamalısınız. Clive Barker’a ait okuduğum ilk kitap oldu Dokudünya ve diğer kitaplarını da mutlaka okuyacağım. Yazarın 1996 yılında yazdığı ve kitaba dahil edilen ön söz oldukça hoşuma gitti. 656 sayfalık bir kitap, oldukça akıcı ve sürükleyici. Bir başlangıcı olmadığı gibi bir sonu da yok. Çünkü artık tüm mucizeler için zaman var.
656 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Karanlık Kitaplık dizisinin 11. Kitabı Doku Dünya. Serisine yakışacak şekilde tam bir kara fantazya. 650 sayfalık, yazı fontu biraz ufak olduğu için yorucu, ancak benim için çok sürükleyici bir kitaptı. Yazar tarafından yaratılan dünya, yaratıkları, mekanları acayip derecede tekinsizdi.

Konumuza kısaca değinirsek Kahinsoylular çeşitli esrimeleri (büyülü güçleri) olan varlıklardır ve peşlerine düşen Müsibet onları avlanmaktadır. Son çare olarak bir halinin desenleri içine gizlenmiş Dokudünya adında bir düzlem yaratırlar ve güvenli bir zamana kadar burada gizleneceklerdir. Dokudünyanın gardiyanı olan Mimi ölüm döşeğine düşene kadar bir sıkıntı yoktur. Ancak şimdi gizemli güçler peşine düşmüştür. Bakalım Mimi'nin torunu Suzanna ve Çal isimli genç Dokudünyayı korumayı başarabilecek mi?

Kitap türe alışık olmayan pek çok kişi için ağır gelebilir. Ama yazarın anlatımı ve kitabın çevirisi çok iyiydi benim için. Özellikle okurken inanılmaz içine girebildim kitabın, çölü, çölde yalnızlığı, kardaki mücadeleleri adeta okurken yaşadım yoruldum.
656 syf.
·16 günde·Beğendi·9/10
Bu kitap hakkında çok şey söylenebilir ama söylenemeyecek bir şey varsa da, o kesinlikle kitabın tempo sıkıntısından kaynaklı sıktığı olur. Başta ağır adımlarla ilerleyen, anlattığını kesinlikle boşa çalmadan, ağır ve kararlı adımlar ile bu epik dünya ile tanıştırılıyoruz. İlk dört bilemediniz en fazla altı bölümü size hazırlanmanız için ağırdan alıyor. Sonrasında ise ver elini Füg.
Kitap kesinlikle hız kesmiyor. O kadar çok olay oluyor ki bir bölüme sığdırılan betimlemeler, karakterlerin yükselişleri ve yaşanan olaylar... sanki her bölümü 1 saat olan 23 bölümlük bir diziyi 1 saatte bitirmiş gibi hissettiriyor. Kitabı okurken çoğu bölüm sonunda hatta bölüm ortasında okumayı keserek zihnimi boşaltıp neler olduğunu idrak etmeye çalıştığım çok oldu.
Bu kadar grotesk(ne anlama geldiğini bilmiyorum ama burada kullanmak doğru gibi geldi tşk) vahşi ve 80'lerin pratik efektleri ile zanaat saçtığı b sınıfı korku filmleri furyasından fırlamış betimlemeleri, (testere filmlerini sabah iğrenmeden keyfine kfc yerken izleyen biri olan ben), öğürmenize sebeb olabilir.
Hikayesi de betimlemeleri kadar öğürmenize zorlamasa da korkuyu ve gerilimi, peşinizi bırakmayan gölgelerinin nefesini evinizde daha önce duyup da şimdiye kadar umursamadığınız parke gıcırtısı kadar rahatsız edecek, çünkü o seslerin gölgeler tarafından geldiğini bileceksiniz.
Karakterlerin çoğunun hikayesi tatmin edici olsa da tam olarak açıklanmayan olaylar ve geçmişler kesinlikle can sıkıcı değil. Nede olsa o detaylar anılarda yer zaten bulamaz.
Kitapla alakalı tek sıkıntım ise şu...
BURADAN SONRASI SPOILER BENDEN DEMESİ SONRA AĞLAMA





Kitapla alakalı tek sıkıntım ise şu Cal il kendi geleceği ile karşılaşması. Kitabın sonunda, Füg'ün ilk açılışından sonra dokumadan kaçarken aslında kendisini görmüş olması, bir zaman paradoksu yaratıyor. Zaman yolculuğu en sevdiğim konulardan biri olsa da, 656 sayfalık kitabın son anına kadar bundan bahsetmeyip bu da size nah olsun diye suratıma tükürülmek pek hoşuma gitmedi. 10 üzerinden 9 sadece bu yüzden.
656 syf.
·Puan vermedi
Clive Barker kendine has “Bir varmış bir yokmuş”uyla başlıyor modern dünyaya adanmış bu mitsel macerasına. “Mitsel macera mı?” diye burun kıvırmayın hemen. Sakın ola, iyi niyetle sarf edilen ama noksanlığı çok sonra anlaşılan “Aklın çağı başladı ve mitler öldü,” müjdesindeki yanılgıya kapılmayın. “Akılcılığın ne kötülüğü var?” veya da “Mitleri anlamlı kılan nedir ki?” sorularıyla başlayan savunmalar üşüşmesin zihinlere. Sakın ola, birini yüceltmek veya anlamlı kılmak için illaki bir diğerinin feda edilmesi gerektiği düşünülmesin. Akılcılığı da mitleri de yeri geldi mi evladı, dostu, kölesi veya düşmanı yapabilen, kendi ürettiği inançların inananı zihnin oyunlarına dikkat edilsin. Ve sakın ola, bu ifadelerden yola çıkarak, ağdalı dille kaleme alınmış, sayfalar dolusu felsefe içeren bir romanla karşı karşıya olunduğu zannedilmesin.

Cemalettin Sipahioğlu

İncelemenin tamamı: https://kayiprihtim.com/.../dokudunya-inceleme/
Ölmek de muhakkak böyle olsa gerek, diye aklından geçirdi; sevilen şeyleri kaybetmek ve onların gidişini engelleyememek.
Kelimeleri hâlâ sesimizi kesen ve fikirleri bizi duygulandıran bir adama kim ölü diyebilir ki?
Siz insanlar.. durumunuzda trajik birşeyler olduğunu hissetmedikçe kendinizi yaşıyor saymazsınız.
Lakin evde geçen iki haftanın ardından hiçbir şey yapmayarak enerji tazelemeye çalışmanın deliliğe çıkan bir yol olduğunu keşfetti ve tekrar atölyedeki işinin başına döndü.
Çiçeğin açışı ve aynı çiçeğin soluşu kaçınılmaz olmasına rağmen ölümden önce yapmaları gereken seçimler vardı: yürünecek ve uzak durulacak yollar gibi.
Hiçbir şey sabit kalmaz. Mekik, hakikat ile kurgu, us ile madde arasında gidip gelerek desenler dokur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dokudünya
Baskı tarihi:
2 Kasım 2018
Sayfa sayısı:
656
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053758709
Orijinal adı:
Waeveworld
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
"Clive Barker o kadar iyi bir yazar ki her okuduğumda nutkum tutuluyor.”

—Stephen King

“Çağımızın en büyük düş ustalarından.”

—Quentin Tarantino

“Clive Barker, Lovecraft’tan sonra, bir türü bütünüyle değiştirmiş nadir yazarlardan.”

—China Mieville

Yazar, sanatçı ve yönetmen Clive Barker, 30 yıldan uzun bir süredir kâbuslarını bizimle paylaşmaya devam ediyor. Dokudünya da ancak Barker’ın zihninden çıkabilecek bir ölçekte, korkunun fantastikle harmanlandığı bir epik.

Kâhinsoylular denen bir tür, uzun yıllar insanlar arasında yaşamış, büyü gücüne sahip varlıklardı. Fakat Musibet denen bir kötülük Kâhinsoyluları avlamaya başlayınca onlar da tüm güçlerini ayrı bir düzlem yaratmaya harcadılar. Bir halının desenlerinde gizlenen bu düzlemde hem Musibet’ten hem de habis insanlardan uzakta hayatlarını sürdürmeye devam ettiler.

Dokudünya denen bu düzlemin her zaman bir insan gardiyanı olurdu. Fakat son gardiyan yaşlı Mimi ölüm döşeğindeydi ve düzlem artık korumasızdı. Dokudünya’nın peşindeki gizemli güçler halıyı ele geçirmek için harekete geçtiğinde karşılarında Mimi’nin torunu Suzanna’yı ve Cal isimli bir genci bulacaklardı.

Bir yerlerde, Musibet de kıpırdanmaya başlamıştı.

Gözlerini dört aç.
Aramızdalar.

Kitabı okuyanlar 39 okur

  • L
  • Nilüfer karagöz
  • Almira tan
  • Ertuğrul Yavuz
  • Mehmet Kocaaslan
  • Hande Çiler
  • Kayıp Rıhtım
  • Hikmət Həsənov
  • Ece Özer
  • melih erpulat

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12 (3)
9
%32 (8)
8
%40 (10)
7
%12 (3)
6
%0
5
%4 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0