Annelerin iyi tarafı, suçlarını bile yüzüne şefkatlice vurmaları. Bir baba kelimesi gibi değildir onların sözleri. Bu yüzden annelerin büyük günahlarını bile bağışlamak istersin.
Boş gemiler geçiyor gönlümün kıyısından
Ruhum yorgun ve bezmiş düşman sayısından
Ne anlamam lazım bu bakışından?
Belli miydi zaten kaçışından?
Ne söylesen boş, beni göremezsin
İçinde bir ses, ama seçemezsin
Hani özlersin, geri dönemezsin, of
Biri bir duvar ördü, kendim gördüm
Herkes kördü, ben de sövdüm, herkes gördü
Bize biraz umut lazım, diyalog lazım, karavan lazım
Herkes güldü, ben de sövdüm
Yüzyüzeyken Konuşuruz, "Boş Gemiler"
Besteci-Aranjör-Söz Yazarı: Kaan Boşnak
Sakinleştim, tuz bastım yarama
Belki sonsuza kadar sustu yüreğim
Sakinleştim, yok, olmaz bi daha
Böyle resmine bakıp ordan severim
Deli deli bağırırken buldular beni
Bir odaya bir başıma koydular beni
Ama yine tehlikeli buldular beni
Böyle miyim?
Yatağıma yatmıştım, uyandırdılar
Hep içime atmıştım, utandırdılar
Deli gibi sevmiştim, zayıf sandılar
Öyle miyim?
Pinhani, "Sakinleştim"
Söz-Müzik-Düzenleme: Sinan Kaynakçı
"Aşk," diyor. "Hem şefkatle hem de arzulayarak yan yana oturabilmek, bazen birlikte sıkılmak, bazen yanındakinin acısını duymak, artık biliyorsun bence bunları. Ya da zaten biliyordun."
Balkondan sokak kedilerinin, yaprak hışırtılarının, tek tük geçen arabaların sesleri geliyor. Eve doluyor sesler. Yaşamak sesleri. Bir kedim olmalı, evet.