Serap Aktaş

Serap Aktaş
@srpakts
Eve dön! Şarkıya dön! Kalbine dön! Şarkıya dön! Kalbine dön! Eve dön! Kalbine dön! Eve dön! Şarkıya dön! -İsmet Özel
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsanlığımızdan ve hayatlarımızdan sorumluyuz. Kendimize, tabiata, başka insan ve varlıklara ve en temelde Allah’a karşı sorumluyuz. Her birimiz çevremizin olduğu kadar kendi hayatlarımızın da görgü şahitleriyiz. ‘İnsaniyetten geriye kalan, yani yok olmakta direnen her ne ise, üstüne bir şey inşa edilebilecek olan da kesinlikle odur’ diyor Terry Eagleton. Dünya bir ‘Karanlık Çağ’a girmiş görünüyor, diyorum ki insaniyetten geri kalan, yani yaşama ve direnme iradesi gösteren her şeyi, kimlik kağıdı sormaksızın sahiplenelim. İnsanı aziz bilelim, hayatın tanığı olalım. ‘Yaşadım ben, kötülükle savaştım, şahit olsun buna insanlar’ diyebilmek için, aşk ile evvela diyelim, ‘şahidiyim ben, kendi hayatımın’. -kemal sayar
Düşünmek, ruhun kendisiyle yaptığı bir sohbet. ‘Tefekkür, teşekkürdür’ evet, nimetin kadrini bilmektir. İnsanın kadrini bilmeden çıkacağımız hiçbir yürüyüş İlâhi uğrakları ziyaret etmez. Hz. İnsan’ı görmediğimiz, insanda saklı Hızır’ı görmezden geldiğimiz her seferinde kendi insanlığımızın da bir kısmını yadsımış oluyoruz. Her karşılaşma, her buluşma insanın kendi önyargılarını sınama imkanı barındıran bir sohbet imkanıdır aynı zamanda. Dünyayı zırhlarımız ve maskelerimizle değil, en korunaksız ve saf halimizle, kalbimizle bilmeye bir davettir sohbet. -kemal sayar
Her birimiz zaman ve mekan içinde bir zerreyiz. Birbirimize değme ve karşılaşma fırsatı bulduğumuzda bir sohbet imkanı doğuyor aramızda, yeni bir şeyin oluşmasına imkan verecek bir buluşma, seni ve beni aşan ama senden ve benden bir parça taşıyan bir etkileşim. Husumet söz konusu olduğunda, dili karşımızdakini etiketlemek ve onu kendimizden uzaklaştırmak için kullanır, sözcüklerden bir mızrak yapıp muhatabımızın hançeresine saplamak isteriz. Ne de olsa bir ‘kader savaşı’na tutuşmuşuzdur, ya olacak ya da öleceğiz. Sohbet ise dili ve varlığı bir barış vasatına dönüştürmektir. Sohbet birbirimizi dinleyebilme imkanıdır. Böylece öteki tarafından değiştirilme ihtimalini de kabullenmiş olurum. -kemal sayar
Bir gün, yeterince unuttuğumuzda şöyle diyeceğiz; her şey çok güzeldi.. Muzaffer Serkan Aydın