Serap Aktaş

Serap Aktaş
@srpakts

Serap Aktaş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·604 syf.·
2020 2. kitabı
Arif Ergin
8.7/10 · 2.736 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Serap Aktaş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·424 syf.·
Beğendi
·
2020 1. kitabı
Serkan Karaismailoğlu
8.7/10 · 19,1bin okunma
Yıllar boyunca herkesin ahlakına göre yaşamayı istedim..kendimi herkes gibi yaşamaya,herkese benzemeye zorladım..kendimi ayrı düşmüş hissettiğim zaman bile bütünleşmek için böyle davranmak gerektiğini söyledim ama bütün bunların sonunda felaket geldi.. Şimdi kalıntılar arasında dolaşıyorum,kuralsızım,tereddütler içindeyim,yalnızım ve bunu kabullenerek tek oluşuma ve kusurlarıma boyun eğdim.tüm yaşamımı bir nevi yalan içinde yaşadıktan sonra bir doğru yaratmak zorundayım..' Albert Camus / Defterler III
“Akıl” verip ukalalık yapana kadar herkes kendi durduğu yere baksın. Nehirler denize dökülür. İnsan; nehirse akar, denizse bekler. İbrahim Çolak
Anlatmak istiyorum da anlatamıyorum. Gönlümden geçen ancak dilimin dönmediğini şöyle tercüme edeyim: Sözlerimi bir elbise gibi giyebilmeyi isterdim. ‘Anlatamıyor’ olmanın bir eşik ve hatta hikmet olduğuna, tefekkür etmek gerek diye düşünüyorum. Hadi ‘anlattık’ ve ‘anlaşıldık’ diyelim. Çıplak halimize bakıp, bize, niye giyinmiyorsun diyene, elbisem evde demenin bir manası var mı? Yarın ahirette; gereğini yerine getirmediğimiz sözlerimiz önümüze konduğunda ne yapacağız? Mutlak manada anlatabilmek, mutlak manada anlaşılmak yoktur sanırım. Mutlaklık şefkat, merhamet ve sevgi ile sağlanır. Hatta denilebilir ki insanlık tuğlalarımızın arasındaki harç sevgidir, anlaşılmak değildir. ‘Anlaşılmak’ biraz da artistik bir kavramdır. Sevdiğimiz insanların eksikliklerini –bizi anlamamış olmalarını- şefkat ve merhamet ile kapatır, koluna girip yürümeye devam ederiz. Ki bizi sevenler de aynı şeyi bizim eksiklerimiz, bizim “kalın kafalılığımız” için yaparlar. Ayrıca; her ne yaparsak yapalım, her ne söylersek söyleyelim kalplere müdahale edemeyiz. Bunun imkânı yoktur. He, tamam, peki, oldu denilmesi, kabul edilmiş gözükmesi “anlaşılmış” olmaya değil riyakârlığa delildir. Beceremediğimiz; kalplerin kararının önünde eğilmek ve buna razı gelmektir. Çırpınmalarımızın ve çığlıklarımızın sebebi anlaşılmamış olmak değil, bizi sevmesini istediğimiz insan tarafından sevilmemiş olmaktır. Gerçek sevginin göstergesi ve namusu; aleyhimizde olsa doğruyu ve gerçeği dile getirmektir. Sevdiğin insanı ‘kaybedersin’ ancak kendini kazanmış olursun. Mutlu olmamızın yolu, aynı yoldan yürümek, birbirimizi anlamaya zorlamak değil, mutlak şefkat, merhamet ve teklifsiz sevgidir. Kalbimizi dinleyelim. Varsın yanlışımız kalbimizi dinlediğimiz için olsun. İbrahim Çolak