“İnsanın ardında bıraktığı şey zamanla kayboluyordu. Geri dönersen, çok değerli saydığın şeylerin ya yok ya da tahrif edilmiş olduğu gerçeğiyle yüzleşecektin. Fakat Dimitri Şostakoviç de, Boris Pasternak da, Necib Mahfuz da haklıydılar: Memleketinden asla ayrılmamalısın. Ayrılırsan kaynakla olan bağların kopar. Cansız bir ağaç kovuğu gibi kalırsın; dışın sert, için boş.”
“Deniz seviyesi yükseldi, buzullar eriyor, sera gazı artıyor, atmosfer ısındı ve bütün bunlar hep bizim hatamız, bize dayatılan yaşam ve üretim tarzından kaynaklanıyor; hemen değişmemiz gerekiyor. Artık mevsim değişimlerini keyifle karşılayabilme huzurum kalmadı. Bitmek bilmeyen aşırı sıcaklardan nefret ediyorum. Ve çağlayanlar gibi yağmur yağdıran, sokakları nehir yatağına döndüren, insanları ve nesneleri balçık altında bırakan kara göklerden nefret ediyorum.”