Dönüş

Hisham Matar
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 2 dk.
Sayfa Sayısı:
248
Basım Tarihi:
Ocak 2024
İlk Yayın Tarihi:
2016
Yayınevi:
Siren Yayınları
ISBN:
9786055903961
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Bir kitabı ezbere bilmek göğsünde bir ev taşımaya benzer
9/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2025 87. kitabı
Uzun süredir bir kitabı okurken bu kadar ağlamamıştım. Mahvetti beni. Hisham Matar’ın, Kaddafi rejiminin ondan aldığı babasının ardından yirmi iki yıl sonra Libya’ya dönüşünün hikâyesi bu. Ya da başka bir deyişle: sürgünün, hasretin ve yitirilmiş bir ülkenin ağıdı. Bir kaybın yakını olmak; gözün kapıda, kulağın seste, hem umutsuzluğun en dibinde hem de belirsiz bir umuda tutunarak yaşamak… İşte o zorluk var bu satırlarda. Yokluk -senden zorla alınan bir şeyin yokluğu- insana dünyaya başka türlü bakmayı öğretiyor. Yurdundan, çocukluğunun geçtiği sokaklardan, anadilinin sıcaklığından, kendin olma özgürlüğünden koparılmak; insanın içinde doldurulamayacak çukurlar açıyor. Ve o çukurlar, arada bir ellerini uzatıp ciğerimizi büken, boğazımızı düğümleyen şeylerle dolu. İşte bu yüzden en güzel çocuklar, büyüdüklerini göremediklerimiz. En güzel deniz, uzaktaki deniz. Dünyanın en güzel yeri, gidemediğimiz memleket -ki en güzel ışık onun alnına vurur. Dünyanın en güzel kokusu, çocukken yürüdüğümüz sokaklarda. Ve dünyanın en güzel babası, doyasıya sarılamadığımız, akıbetini bilemediğimiz baba. Çok sevdim. Sadece dokunaklı bir hikayesi olduğu için değil, çok güzel yazıldığı için de. Odysseus’un kuşatıldığı denizlerden geçen, bir şiire sarılmak için Dante’nin cehennemine inen bu kitabı okuyun, çok rica ediyorum.
Edebiyat
DönüşHisham Matar · Siren Yayınları · 2024256 okunma
9/10
·248 syf.··
2022 103. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2022 00:00
^Aristoteles’in yazdığı gibi ’Boşluğun var olduğu düşüncesi, mekânın da varlığının kabulünü içerir: Zira boşluğu cisimsiz bir yer olarak tanımlarız.’ Aristoteles burada zamandan hiç söz etmez, fakat kuşkusuz zaman da bütün bunların, bizim yokluğu yerli yerine koyma çabamızın bir parçasıdır. Belki de bu yüzden, birçok kültürde, yas tutan insanlar oturdukları yerde öne arkaya ya da sağdan sola sallanıp dururlar- sadece hayatın başlangıcını ve annenin kalp atışlarını hatırlamak için değil, zamanın ritmini de tutmak için yaparlar bunu. Sadece zaman ümit edebilir boşluğu doldurmayı. ^ . Muammer Kaddafi kırk iki yıl boyunca Libya’nın başındaydı. Bu süre Hisham Matar’ın babasıyla geçirdiği süreden çok daha fazla. Babasının ölümü sağ mı, öldüyse nerede- nasıl- ne zaman olduğunu sorguladığı süreyi de hesaba katmalı bir de. En can yakıcı olanı bu, ‘bilmemek’. Dönüş’te şöyle diyor Matar: ‘Kesinlik kıskandırıyor beni. İnsanın elleriyle kemikleri kavraması, onları nasıl yerleştireceğine karar vermesi, toprak parçasını eliyle düzeltmesi ve bir dua okuması kim bilir nasıl bir şey.’ Libya rejiminin altında kayıp gidenlerin bir kısmını okumaktan fazlasıydı Dönüş benim için. Evet yitirilen bir baba vardı, hapse atılan, ardından toza dumana karışmışçasına haberi gelmeyen. Onu arayan, hakkını sonuna dek savunan ailesi vardı. Bir de aranan ülke vardı satır aralarından eksikliği sızan: nereye gidilirse gidilsin bir daha bütün olunamayacağını gösteren. . Hisham Matar öfkesini anlatırken bile sabrını gösteriyor, ‘işte bunlar belgeler, bunlar yazılan mektuplar, bunlar tanıklar’ dedikçe. Sinirden dişlerimi sıkıp aynı anda ağladığım bir eser oluyor Dönüş: Babalar, Oğullar ve Aradaki Memleket . Yasemin Çongar’ın özenli çevirisi, Nazlım Dumlu kapak tasarımıyla ~
DönüşHisham Matar · Siren Yayınları · 2024256 okunma
8/10
·248 syf.··
2024 82. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2024 00:00
Düşen Şeylerin Gürültüsü, 1990’lar Kolombiya’sına dair, benim ortalama bulduğum bir roman. Hayatlarının ilerleyen evresinde yolu kesişen iki adamdan birinin diğerinin geçmişinin peşine düşmesi üzerine kurulu hikaye. İlk etapta merak uyandırıyor ancak özellikle ikinci yarıda fazla didaktik buldum ben, sanki yazar Pablo Escobar’la ilgili bildiklerini alelacele anlatıp bitirip gitmek istemiş hissi uyandırdı bende. Hikayeye biraz ondan biraz bundan, yani bir tutam her şeyden katması da keza hoşuma gitmedi. Ama yazarın akıcı bir anlatımı olduğunu da söyle ek gerek, bu nedenle kötü bir roman da değil, okunabilir. Konuyla ilgili daha iyi bir şeyler okumak isteyenlere Esrik Ağacın Meyvesi’ni öneririm.
DönüşHisham Matar · Siren Yayınları · 2024256 okunma
9/10
·248 syf.··
2024 45. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2024 13:21
Kaybettiğimiz bir şeyi aramanın yolculuğu kendimizi sorgulayışlarımızın, yeniden bulmalarımızın yolucuğu olur aynı zamanda. Libya'da Kaddafi liderliğini ilan etmesiyle dönemin muhalifleri hücrelere girer yıllarca haber alınamaz. Yazar babasından haber alma sürecini anlatıyor kendi hayatının içinde. Dramatik bir yoğunluk var. Ustalıkla işlendiği için sanki okuyucuyu da eşlik ediyor adeta. Mesafe katettikçe ardından gelen sayfada babasının tebessümünü hissettiriyor. Arayışının içinde hayatındaki dönüm noktaları, kazandığı başarılar ve hepsinin kesişim noktasına babasına götürüyor. Etkileyici bir klasik niteliğinde diyebilirim. Keyifli okumalar.
Edebiyat
DönüşHisham Matar · Siren Yayınları · 2024256 okunma
Libya
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2022 124. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2022 00:00
Dönüş, Hisham Matar’ın gerçek hikayesi. Libyalı bir ailenin oğlu olarak Amerika’da doğmuş, yaşamını genelde New York veya Londra’da sürdürmüş ve karşılaştırmalı edebiyat dersleri veren bir öğretim üyesi. Bunu belirtmemin başlıca nedeni, Dönüş’ün edebi yönünün güçlü olduğunu vurgulamak. Hem üslup olarak hem de içerik olarak. Matar kendi hikayesini anlatırken, Libya halkının hikayesini de anlatıyor ve başta Odysseus olmak üzere birçok yazara, kurmaca karaktere atıfta bulunuyor. Telemokhos’un yirmi yıldır babasından ayrı olması ve onu aramak için yolculuğa çıkması gibi Matar’da yirmi iki yıldır akibetini bilmediği babasını aramak için Libya’ya dönüyor. Kaddafi dönemi bitmiştir ama babasının ölüsü bile yok. Matar yurtdışında epey ‘gürültü’ koparmış, Lordlar Kamerası’nı, Dışişlerini, Nobel ödüllüleri, sivil toplum kuruluşlarını harekete geçirmiş. Daha ilk kitabıyla Kaddafi’nin de yasaklı yazarından olmuş. Babası Cebelle Matar, Kaddafi rejiminin önde gelen muhaliflerden. Rejim karşıtı hareketlere maddi destek sağlıyor, organize ediyor, bir lider. Libya’yı terk edip Kahire’ye yerleşmişler, ama yakalanıyor. Babası ile birlikte akrabaların tüm yetişkin erkekleri tutuklanıyor. Yıllarca hapis, işkence. Bu yaşananları okurken Kaddafi diktatörlüğü, Libya’da yaşam gözler önüne seriliyor. Matar dedesinin yaşantısını aktarırken de Libya’nın İtalya tarafından işgal edildiği dönemi, Mussolini’nin Libya halkına uyguladığı soykırımı anlatıyor. Babalardan oğullara uzanan birçok trajedi var kitapta. Kayıplarla yaşama, umut ve umutsuzluk arasında gitgeller. “ Gerçek şu ki o anda babamın ölmüş olduğuna inanmıyordum. Fakat aynı zamanda babamın yaşıyor olduğuna inanmadığım da bir gerçekti.” Dönüş’ü çok sevdim, bence mutlaka okunması gereken bir yazar Hisham Matar. Umarım başka kitapları da
DönüşHisham Matar · Siren Yayınları · 2024256 okunma
7/10
·248 syf.··
2025 20. kitabı
Pulıtzer Ödülüne layık görülen Yazar #hıshammatar ın kendi hayatını kayıp babasını “ anı” türünde kaleme aldığı #dönüş kaybolan bir babayı arama serüveniydi… Yakın tarihte Libya’da diktatörlük ile halkı yöneten Kaddafi’nin bir grup insanı kaçırıp yok etmesi ve yazarın babasının da o kişilerden biri olması üzerine oluşturulan kitapta bir kaybın acısı hele de bu kayıp bir babaysa…Onun doldurulamayan boşluğu çok güzel anlatılsa dahi nedendir bilmem kitap bana hitap etmedi… Bunda siyasi dönem kitabı okumayı çok sevmememin de etkisi var… Yayınlandığında büyük yankı uyandıran bu kitabı özellikle yakın tarih okumayı sevenlere öneririm…
Edebiyat
DönüşHisham Matar · Siren Yayınları · 2024256 okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2023 11. kitabı
Kitap çok iyi ama ufak bir memnuniyetsizliğim var, onu en başta yazıp bir de kendi eleştirime bir şerh düşüp kitaba geçeceğim. Çok tek taraflı bir anlatım var. Yani bir diktatörü anlamaktan bahsetmeyeceğim bu noktada, adı Türkiye olmayan bir ülkede de benzer baskıcı rejim yaşanıyor nihayetinde ama tüm baskıyı anlatırken diğer tarafında nasıl bu kadar güçlendiğini ve dahası zalimleşebildiğini de okuyabilmek istiyor insan. Kendi eleştirime şerh düşeceğim demiştim; yazarın elbette böyle bir misyonu olmak zorunda değil, kaldı ki bu bir araştırma değil, tarih kitabı değil. Dolayısı ile bu noktada yazara neden diğer tarafın açısından da hiç bakmadın gibi bir eleştiri anlamsız hatta aptalca olur. Benimki sadece kitabı okurken zuhur eden bir merak duygusunun tatmin edilememesi sebebi ile anlamsız bir sitem ve yanlış adrese olduğunun da farkındayım bu sitemin. Merak ediyorsan başka kaynaklar bulur okursun. Bob Ross'u bilirsiniz, TRT'nin TRT olduğu zamanlarda resmi yapan kıvırcık saçlı amca. önce tuvali boyar sonra o fonun üzerine doldurur ve muhteşem manzara resimleri çıkarırdı ortaya. Kitabın arka fonunu Libya'daki Kaddafi diktatörlüğü ile doldurmuş yazar, Bob Ross'un büyük ağaçları gibi de bir baba figürü koymuş kitaba. Babayı, onun anılarına yönelik arayış boyunca da çok güzel detaylandırmış baba figürünü. Kitap bittiğinde kitabın ana karakteri olarak aslında kitapta hiç olmayan, sayfalar boyunca aranan babayı görüyoruz karşımızda bütün detaylarıyla. Buna hayran kaldım, çok ustaca bir iş bence bu. Ben edebiyatı bu yüzden seviyorum, yani böyle şeyler gördüğümde seviyorum. Bu kitabı benim nazarımda asıl iyi yapan şey bu. Libya, Kaddafi, muhaliflere yapılanlar, basının kontrol altına alınması vs. vs. vs. nedense pek de yabancı şeyler gibi gelmedi bana. Sanki yaşamışım ya da
DönüşHisham Matar · Siren Yayınları · 2024256 okunma
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2025 54. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2025 10:53
Pulitzer ödüllü “Dönüş”, Libya asıllı Amerikalı yazar Hisham Matar’ın kendi hayatından süzülen sarsıcı bir anlatı, bir evlada, bir memlekete ve kayıp bir babanın gölgesine yazılmış uzun bir ağıt gibi… Çok uzun zamandır bir kitabın beni böylesine ağlattığını hatırlamıyorum. Ben zaten duygusal biriyim, kolay ağlarım; ama bu satırlar öylesine sarsıcı bir etki bıraktı ki, kayıtsız kalmak çok zor. Belki de bu yüzden beni bu tarz kitaplar her zaman daha çok etkiliyor. Savaşın, yokluğun, coğrafyanın yarattığı korkuların olduğu dünyaları okurken, onlarla empati kurmak, sanki ben de o hisleri yaşamışım gibi hissetmek… Bu kitap da tam olarak bunu yaptı. Matar, Kaddafi rejiminin önemli muhaliflerinden biri olan babası Cebelle Matar’ın hapiste kaybedilmesinin izini sürmek için yıllar sonra ülkesine döndüğünde, biz okurları da kendi belleğinin karanlık koridorlarına doğru yolculuğa çıkarıyor. Bir yandan şimdiki zamanın dönüş hikayesine tanıklık ederken, bir yandan da geçmişin kanlı, acımasız ve paramparça gerçekliğine geri dönüyoruz.Ama bu karanlığın içinde, Matar’ın kalemi bize sürekli ışığı işaret ediyor, sevgi, dayanışma, cesaret, insan kalabilmenin direnci… Diktatörlüğün gölgesinde yaşamış ama kendileri olmaktan vazgeçmemiş insanların sessiz ama görkemli direnişleri kitabın en güçlü damarlarından biri. Vicdanın sesi, bir ülkenin insanın üzerinde bıraktığı görünmez izler… Matar bütün bunları, bazen tek bir cümleyle insanın içine kazıyarak anlatıyor.Matar’ın anlatısı aynı zamanda bir hafıza çalışması. Libya’da Kaddafi döneminde yaşananlara dair bilgim kitabı okudukça derinleşti toplumsal travmaların bireyin hayatındaki yansımaları, devlet şiddetinin bir ailenin kaderini nasıl paramparça edebileceği çok berrak bir dille gösteriliyor.Dönüş”, kayıpların ağırlığını omuzlarımıza
DönüşHisham Matar · Siren Yayınları · 2024256 okunma
10/10
·248 syf.··
2025 13. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2025 00:21
“Başım öne eğilmeyi bilmiyor.” böyle demişti Cebelle Matar Kaddafi rejiminin işkenceleri altında oğluna yazdığı mektupta. Değişik bir tarihi var Libya’nın. Kitapta sadece bir kısmı anlatılıyor tabiki ama değişik dememin bir sebebini Hisham Matar şöyle özetliyor aslında: “Mazlumla zalimin Libya’daki kadar iç içe geçtiği başka bir ülke yoktur.” 2010 yılında Arap Baharı adı verilen ayaklanmanın Libya’da devam etmesi ile devrilen Kaddafi rejimi arkasında bir çok parçalanmış aile bırakıyor. Katliamlar, ölümler, işkenceler ve tabiki kayıplar. İşte bu kayıplardan biri Cebelle Matar. Rejim muhaliflerinin bir numaralı ismi. Ailesindeki çoğu erkekle beraber hapse atılıp daha sonra kendisinden bir haber alınamıyor. Canlı mı yoksa öldü mü? Öldü ise nerede ve ne zaman ? Hisham Matar bütün bu soruların peşinden gidiyor ve Libya’nın siyasi haritasını çiziyor. Bunu yaparken okuyucuyu siyasete boğmuyor. Edebiyattan şiire, tarihten coğrafyaya, sanattan siyasete çok hafif geçişler yapıyor ve hiç sıkmıyor. Böylece Ortaya bir ailenin “dönüş” hikayesi çıkmış oluyor.
DönüşHisham Matar · Siren Yayınları · 2024256 okunma
Puan vermedi
Bu kitap, otobiyografik bir anlatı. Yazar, aile tarihini ve Libya hükümeti tarafından kaçırılan babasının ardından tutmuş olduğu yası anlatırken aslında bir anlamda Libya tarihini de anlatmakta. Üstelikte bunu oldukça sade, duru ve neredeyse şiire yakın bir dille yapmakta. Kitabı okuduğunuzda susuzluğunuzu gidermek için su içiyormuşsunuz hissine kapılıyorsunuz. Yazar, acıyı dramatize etmeden, usul usul anlatıyor. Bir eleştirmen bunu şöyle ifade etmekte: “Bu kitap bağırmıyor, fısıldıyor, ama etkisi çığlıktan daha derin.” Elbette bunda çevirmenin katkısı da oldukça büyük. Yazar, ne uzun uzun mağdur edebiyatı yapıyor, ne de ideolojik bir propaganda üretiyor. Kişisel hikâyesini evrensel insanlık durumuna dönüştürerek okuyucunun da kendisiyle birlikte kayıp babasının arkasından yas tutmasını sağlıyor. Üstelikte bu yas, taş gibi yüreğin üzerine çökmüş bir yas değil. Büyüyor, gelişiyor, bazen iğne gibi batarken bazen de bıçağa dönüşerek o yaralara yenilerini ekliyor! Politik analiz açısından sınırlı bir kitap olsa da (ki buna çokta gerek yok diye düşünüyorum), duygusal ve estetik açıdan gerçekten de güçlü bir kitap. Sayfaları arasında ilerledikçe uzaklardan bir çöl kokusu dolduruyor ciğerleriniz, sonra yasın kendine has o kokusu, ardından da bir kadına erkek ya da çocuğa ait olduğunu bir türlü netleştiremediğiniz ağıt yakan bir ses duyuyorsunuz. Sonrada Ahzab süresinin 72. Ayeti dolduruyor kulaklarınızı: “İnsan çok zalim, çok cahildir…”
DönüşHisham Matar · Siren Yayınları · 2024256 okunma