yaşadığı dünyayı iyi tanımıştı. mesafeli ve maddiyatçı bir bakış açısı vardı. ona göre dünya vahşi ve acımasız bir yerdi; sıcaklığın, şefkatin, sevginin ruhun tatlı pırıltısından uzaktı.
insanlar dışında her şeyle meşgul olun.
kitapla, sanatla, doğayla, dersle, işle,sporla meşgul olun.
insanla meşgul olmak cehalet göstergesidir ve muhteşem bir çürüme sebebidir…”
" insanlar ak kağıttır başlangıçta.ona yazı yazarlar. nice kalem oynar üzerinde. kötü bir hatıra, bir ayrılık gününün derin hüznü, coşkun bir nasihat, bir arkadaştan yansıyanlar, anne-baba.. ona binlerce kelime yazar. bir insanda gece vardır gündüz vardır. bahar vardır güz vardır. göl vardır çöl vardır. kolay değildir o ak kağıdı okumak.. anlamak. gecesine rastlarsanız gündüzü olmayacak zannetmeyin. gündüzüne rastlarsanız gecesi olmayacak zannetmeyin.bir gördüğümüz insan vardır bir de insanda göremediklerimiz. dalında dipdiri duran bir gül için bahçıvanın ne emekler sarf ettiğini bilemezsiniz. yaprakları dökmüş boynunu bükmüş bir ağacı da hemen zavallı bellemeyin. siz onun yaşadığı fırtınaları görmediniz... insanlarda gördüğümüz birazda sizin bakmanızdır. güzel bakanlar güzel görürler.."