Güzel insanın eseri, onunla geçirdiğiniz güzel anlardır. Onun sesi, bakışı, konuşması, jest ve mimikleri, içimizdeki o güzel alanını genişletir ve aydınlatır.
Hayat, sonsuz bir koşuşturmaca içinde geçtiğinde içe bakışımız kayboluyor. Hep dışarıya baktığımız zaman, dışarıdan bir medet umduğumuz, alkış beklediğimiz zaman, iç alemde yalnız kalıp kendimizle konuştuğumuz, dış alemden saklanabileceğimiz zamanlar azalıyor. Ve bir istiridye kabuğunun içinde kum tanesi olarak kalıyoruz; inciye dönüşme fırsatını heba ediyoruz. Dolayısıyla insan iç aleminin gelişimine ihtimam göstermeli.