Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Kişinin kendini yargılaması, başkalarını yargılamasından çok daha güçtür. Kendi kendini yargılamayı beceriyorsan, hakikaten bilge bir kişisin demektir.”
“Güvertede yıldızların altında, hep beraber sofranın etrafında oturmuş balığı yer, rakımı yudumlarken şöyle bir düşündüm: Acaba bir değil, on tane Norman’ın hazinesine sahip kimse, şu anda benden daha mutlu olabilir mi?! Çocuğum, karım yanımda, altımda kendi teknem, cemiyetin türlü sıkıcı bağlarından uzak, tabiatla baş başa, serazat bir hayat. Ama lüks yatımız, lokantada yiyecek paramız veya kürkümüz, otomobilimiz yokmuş, ne gam. Çok şükür sıhhatimiz, neşemiz yerinde, yiyebiliyor, içebiliyoruz ya. Ne alacağımız var, ne borcumuz, ne kimseye boynumuz bükük. Norman gibi ne hazineyi saklama, ne biri iki etme derdimiz var. Acaba kaç tane sınırsız servet sahibi, tanınmış şahsiyet veya politikacı iş, para veya sandalye hırsının iğrenç girdabından kendini sıyırıp da, tabiatın bahşettiği bu nimetlerden istifade edebiliyor? Acırım o zavallı âmâlara. Aman Allahım şaşırtma bizi de onlar gibi!...”